32.İzmir Dişhekimleri Odası Uluslararası Bilimsel Kongre ve Sergisi & 1. Ege Bölgesi Dişhekimleri Odaları Bilimsel Kongre ve Sergisi, İzmir, Turkey, 20 - 23 November 2025, pp.229-230, (Summary Text)
Aim: This study aimed to evaluate the clinical and radiographic outcomes of regenerative
endodontic treatments (RETs) performed on necrotic immature permanent teeth and to identify
potential factors that may influence treatment prognosis. Materials and Methods: The study
included 21 cases of immature permanent teeth treated with RET and followed for a minimum
of 12 months clinically and radiographically. All procedures were performed in accordance
with the guidelines of the American Association of Endodontists (AAE) and the European
Society of Endodontology (ESE). Quantitative measurements, including apical diameter, root
length, stage of root development, size of periapical radiolucency, periapical index (PAI) score,
and radiographic root area (RRA), were obtained using ImageJ software (National Institutes of
Health, Bethesda, MD, USA). Treatment outcomes were classified as primary, secondary, and
tertiary according to clinical and radiographic success criteria. Data were analyzed using IBM
SPSS v23 and R software. The normality of distributions was assessed using the Shapiro–Wilk
test, followed by linear, robust, and binary logistic regression analyses. Statistical significance
was set at p<0.05. Results: The mean age of the included patients was 16.9 years. Based on
primary outcomes, 61.9% of the treated teeth were classified as “healed”. Positive secondary
and tertiary outcomes were observed in 95.2% and 28.6% of cases, respectively. Apical closure
was achieved in 81% of teeth, with mean increases of 12.1% in root length, 45.9% in RRA, and
a 70.3% reduction in apical diameter. Binary logistic regression analysis revealed that increased
age, larger initial periapical radiolucency size, and higher baseline RRA values significantly
elevated the risk of treatment failure (p<0.05). Linear regression analysis indicated that greater
age, posterior tooth type, advanced stage of root development, and higher baseline RRA were
significantly associated with reduced root elongation (p<0.05). Conclusion: RETs demonstrated
a high rate of periapical healing, apical closure, and continued root maturation in immature
permanent teeth, confirming its clinical and radiographic efficacy. However, increases in age,
initial lesion size, and morphometric root parameters were negatively associated with treatment
success. These findings highlight the importance of considering such variables when predicting
the prognosis of RETs and underscore the need for biologically oriented clinical decision-
making in regenerative endodontics.
Amaç: Bu çalışmanın amacı, nekrotik immatür daimi dişlerde uygulanan rejeneratif endodontik
tedavilerin (RET) klinik ve radyografik sonuçlarını değerlendirmek ve tedavi prognozunu
etkileyebilecek olası faktörleri belirlemektir. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışmaya, RET
uygulanmış ve en az 12 aylık klinik-radyografik takibi bulunan 21 vaka dahil edilmiştir. Tüm
tedaviler, Amerikan Endodontistler Birliği (AAE) ve Avrupa Endodonti Derneği (ESE)’nin
kılavuzları temel alınarak gerçekleştirilmiştir. Preoperatif, intraoperatif ve postoperatif verilere
ImageJ yazılımı (National Institutes of Health, Bethesda, MD, ABD) kullanılarak, apikal çap,
kök uzunluğu, kök gelişim durumu, periapikal radyolusensi boyutu, periapikal indeks (PAI)
skoru ve radyografik kök alanı (RRA) parametrelerini içeren kantitatif ölçümler yapılmıştır.
Tedavi başarısı ise; primer, sekonder ve tersiyer sonuçlar temelinde değerlendirilmiştir. Veriler
IBM SPSS v23 ve R yazılımları ile analiz edilmiştir. Normallik Shapiro–Wilk testiyle
değerlendirilmiş; lineer, robust ve binary lojistik regresyon analizleri uygulanmıştır. Anlamlılık
düzeyi p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen olguların yaş
ortalaması 16,9’ dur. Primer sonuçlara göre, olguların %61,9’u “iyileşmiş” olarak
değerlendirilmiştir. Sekonder sonuçlarda, %95,2 oranında, tersiyer sonuçlarda ise, %28,6
oranında olumlu sonuçlar saptanmıştır. Apikal kapanma %81 oranında gözlenmiş ve kök
uzunluğunda ortalama %12,1 artış, apikal çapta %70,3 azalma ve RRA’da %45,9 artış tespit
edilmiştir. Binary lojistik regresyon analizinde; yaşın, başlangıç periapikal radyolusensi
boyutunun ve başlangıç RRA değerlerinin artışı başarısızlık riskini anlamlı düzeyde arttırmıştır
(p<0.05). Kök uzunluğunun yüzde olarak değişimi lineer regresyon modeli ile incelendiğinde;
yaşın artması, dişin posterior diş olması, stage değerinin artması, başlangıçtaki RRA değerinin
artması, kök uzunluk artışını istatistiksel olarak anlamlı düzeyde olumsuz yönde etkilemiştir
(p<0.05). Sonuç: RET, immatür daimi dişlerde belirgin düzeyde periapikal iyileşme, apikal
kapanma ve kök gelişiminin ilerlemesini sağlayarak güçlü klinik ve radyografik başarı
göstermiştir. Bununla birlikte; yaş, başlangıç lezyon boyutu ve morfometrik kök
parametrelerindeki artışın tedavi başarısını olumsuz yönde etkilediği saptanmıştır; bu
değişkenlerin RET’lerin prognozunun öngörülmesinde dikkate alınması, klinik karar
süreçlerine biyolojik temelli bir bakış kazandıracaktır.