Effect of Exercise-Based Cardiac Rehabilitation Program on Functional Capacity, Kinesiophobia Level and Quality of Life in Patients with Coronary Artery Disease


Okur İ., Aksoy C. C. , Yaman F. , Şen T.

Süleyman Demirel Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi, vol.12, no.3, pp.341-350, 2021 (National Refreed University Journal)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 12 Issue: 3
  • Publication Date: 2021
  • Doi Number: 10.22312/sdusbed.989532
  • Title of Journal : Süleyman Demirel Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi
  • Page Numbers: pp.341-350

Abstract

Objective: This study was planned to examine the effect of exercise-based cardiac rehabilitation (EBCR) program on functional capacity, kinesiophobia level and quality of life on patients with coronary artery disease. Material and

Method: A total of 22 patients with coronary artery disease (the mean age 60.72±5.28 years) were included in the study. Participants were recruited to exercise training programme with cycle ergometer for 5 weeks and 5 sessions/week. Functional capacities of participants were evaluated with the 6-minute walk test (6MWT), kinesiophobia levels with the Tampa Kinesiophobia Scale- Heart version (TKS-H), and quality of life with the Short Form-36 (SF-36) and the Macnew Heart Disease Health-Related Quality of Life Scale (Macnew). All evaluations were performed before and after the EBCR.

Results: The 6MWT distances of the participants pre- and post-treatment were measured as 524.55±67.78 m and 561.68±68.39 m, respectively, and the difference was statistically significant(p<0.001). The post- and pretreatment difference in the TKS-H score was not statistically significant(p=0.191), however it was determined that there was a statistically significant decrease in the participants with high kinesiophobia levels(p=0.035). It was found that SF-36 had a statistically significant improvement in physical function and pain, and in all subtitles of Macnew(p<0.05).

Conclusions: The results of this study showed that EBCR is effective in improving functional capacity, kinesiophobia level and quality of life in patients with coronary artery disease. To our knowledge, this study is the first study examines the effect of EBCR program on kinesiophobia level. We thought that determining the level of kinesiophobia and planning the treatment programs accordingly, will have a positive effect on rehabilitation outcomes.

Amaç: Bu çalışma, egzersiz temelli kardiyak rehabilitasyon (ETKR) programının koroner arter hastalarının fonksiyonel kapasite, kinezyofobi düzeyi ve yaşam kaliteleri üzerine etkisini incelemek üzere planlanmıştır.

Materyal-Metod: Çalışmaya 22 koroner arter hastası (yaş ortalamaları 60,72±5,28 yıl) dahil edildi. Katılımcılar 5 hafta ve 5 seans/hafta bisiklet ergometrisi ile egzersiz eğitim programına tabi tutuldu. Katılımcıların fonksiyonel kapasiteleri 6 dakika yürüme testi (6DYT), kinezyofobi düzeyleri Tampa Kinezyofobi Ölçeği- Kalp versiyonu (TKÖ-K) ve yaşam kaliteleri ise Kısa Form-36 (KF-36) ve Macnew Kalp Hastalığı Sağlıkla İlgili Yaşam Kalitesi Ölçeği (MYKÖ) kullanılarak değerlendirildi. Tüm değerlendirmeler ETKR öncesi ve sonrasında gerçekleştirildi.

Bulgular: Katılımcıların 6DYT mesafeleri tedavi öncesi ve sonrası sırasıyla 524,55±67,78 m ve 561,68±68,39 m olarak ölçüldü ve aradaki fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0,001). TKÖ-K skorundaki tedavi sonrası ve tedavi öncesi arasındaki değişim istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,191). Ancak kinezyofobi düzeyi yüksek olan katılımcı sayısının istatistiksel olarak anlamlı azaldığı tespit edildi (p=0,035). Yaşam kalitesi verilerinde KF-36’nın fiziksel fonksiyon ve ağrı alt başlıklarında, MYKÖ’nün ise tüm alt başlıklarında istatistiksel olarak anlamlı iyileşme olduğu bulundu (p<0,05).

Sonuç: Bu çalışma sonuçları ETKR programının koroner arter hastalarında fonksiyonel kapasite, kinezyofobi düzeyi ve yaşam kalitesini iyileştirmede etkili olduğunu göstermektedir. Bu çalışma ETKR programının kinezyofobi düzeyi üzerine etkisini inceleyen bilgimiz dahilindeki ilk çalışmadır. Kinezyofobi düzeyinin belirlenmesinin ve tedavi programlarını bu doğrultuda şekillendirilmesinin rehabilitasyon çıktıları üzerine olumlu etki edeceğini düşünmekteyiz.