Molar–Incisor Hypomineralization Associated with Oligodontia: A Case Report


Kalkınç R. B., Uluakay M., Alkaç Ekici B. E.

32.ULUSLARARASI BİLİMSEL KONGRE VE SERGİSİ & 1. EGE BÖLGESİ DİŞ HEKİMLERİ ODALARI KONGRE VE SERGİSİ, İzmir, Turkey, 20 - 23 November 2025, pp.595-596, (Summary Text)

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: İzmir
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.595-596
  • Kütahya Health Sciences University Affiliated: Yes

Abstract

 Molar–Incisor Hypomineralization Associated with Oligodontia: A Case Report Poster Abstract Refia Beyza Kalkınç1, Merve Uluakay1, Beyza Ecem Alkaç Ekici1 1Kutahya Health Sciences University Faculty Of Dentistry

Aim Oligodontia is defined as the congenital absence of six or more permanent teeth, excluding third molars. Molar-incisor hypomineralization (MIH) is a developmental enamel defect of systemic but unknown origin, affecting at least one permanent first molar and often involving incisors. The purpose of this case report is to describe a rare case where oligodontia and MIH are observed together. Case Description A 14-year-old male presented with aesthetic concerns. Social anamnesis revealed he was the first child in his family. Medical anamnesis revealed familial Mediterranean fever under continuous colchicine treatment, with no known allergies. Extraoral findings were normal. Intraoral examination revealed a demarcated opacity corresponding to MIH index 2a on tooth 36, while other first molars appeared normal. Clinical and radiographic evaluation revealed agenesis of teeth 12, 22, 31, 41, 37, and 47 (FDI notation). Following pediatric nephrology consultation, no contraindications were reported. A direct composite restoration was planned for tooth 36. The hypomineralized areas were included within the cavity margins, and a cotton pellet moistened with 2% sodium hypochlorite was applied for 1 minute to enhance adhesion and remove organic content. Subsequently, total etching of enamel and dentin with 37% phosphoric acid, application of a universal adhesive, and composite resin restoration were performed. Results Due to the higher failure risk in hypomineralized teeth, the restoration is followed up regularly. At the six-month follow-up, the restoration was evaluated as successful in terms of aesthetic, functional, and biological criteria according to the FDI standards. After orthodontic consultation, preservation of primary teeth and space management were planned for future implant placement in missing tooth areas. Conclusion Both tooth agenesis and MIH are common findings in pediatric dentistry that require careful management. This case report presents two conditions with different etiologies occurring in the same patient and outlines their clinical management. Keywords: Molar-incisor hypomineralization; oligodontia; tooth agenesis 

 Oligodonti ile Birlikte Görülen Büyük Azı-Keser Hipomineralizasyonu:  Olgu Sunumu Poster Bildiri Refia Beyza Kalkınç1, Merve Uluakay1, Beyza Ecem Alkaç Ekici1 1Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Amaç Oligodonti, daimi üçüncü azı dişler hariç olacak şekilde, altı veya daha fazla daimi dişin agenezisini ifade etmektedir. Büyük azı keser hipomineralizasyonu (BAKH) ise, sistemik kökeni bilinmeyen, en az bir tane daimi birinci azı dişte görülen ve sıklıkla kesici dişlerin de eşlik ettiği mine dokusunun gelişimsel bozukluğudur. Bu olgu sunumunun amacı, oligodonti ve BAKH’nun birlikte görüldüğü nadir bir olguyu sunmaktır. Olgu Tanımlanması On dört yaşındaki erkek hasta kliniğimize estetik kaygı şikayetiyle başvurmuştur. Hastadan alınan sosyal anamnezde, ailenin ilk çocuğu olduğu öğrenilmiştir. Medikal anamnezde ailevi Akdeniz ateşi hastası olduğu, bu sebeple antiinflamatuar ilaç (kolşisin) kullandığı ve bilinen bir alerjisi olmadığı öğrenilmiştir. Ekstraoral muayenede bir patoloji saptanmamış, intraoral muayenede 36 numaralı dişte indeks 2a derecesinde BAKH gözlenmiş, diğer daimi birinci azı dişlerde ise bir defekte rastlanmamıştır. Ayrıca intraoral ve radyografik muayenede 12, 22, 31, 41, 37 ve 47 numaralı dişlerin agenezisi saptanmıştır. Medikal anamnez doğrultusunda, hasta pediatrik nefroloji bölümüne konsülte edilmiş, gerekli dental işlemlerin yapılmasında bir sakınca olmadığı öğrenilmiştir. Hastanın 36 numaralı dişinin direkt kompozit restorasyonuna karar verilmiştir. Bu doğrultuda, hipomineralize alanlar kavite sınırlarına dahil edilmiş ve hem adezyonu artırmak hem de deproteinizasyon amacıyla kavitede bir dk %2’lik sodyum hipoklorit emdirilmiş pamuk pelet bekletilmiştir. Ardından %37’lik fosforik asitle total etching yapılıp, universal bonding ajan uygulamasını takiben kompozit rezin restorasyon tamamlanmıştır. Bulgular Hipomineralize dişlerde gözlenebilecek başarısızlık ihtimali doğrultusunda restorasyonun takibi devam etmektedir. Altıncı ay takibinde restorasyon, FDI kriterlerine göre estetik, fonksiyonel ve biyolojik açıdan başarılı olarak değerlendirilmiştir. Ortodonti bölümü ile yapılan konsültasyonda, mevcut süt dişlerinin korunmasına ve restoratif tedavilerin ardından agenezisi bulunan diş bölgelerinde implant tedavisine uygun alan oluşturmak amacıyla yer koruma tedavisinin planlanmasına karar verilmiştir. Sonuç Diş agenezisi ve BAKH, her ikisi de izole olarak pedodonti kliniklerinde oldukça sık karşılaşılan ve hassasiyetle yönetilmesi gereken durumlardır. Bu olguda etiyolojik sebepleri farklılık gösteren bu iki durum aynı hastada gözlenmiş ve dental yönetimi gerçekleştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Büyük azı-keser hipomineralizasyonu; diş agenezisi; oligodonti