Prediabetes risk and diagnostic methods in the community: A review of current measuring models


Topuz İ. , Gözüm S.

Kafkas Tıp Bilimleri Dergisi, vol.11, no.Ek-1, pp.214-224, 2020 (National Refreed University Journal)

  • Publication Type: Article / Review
  • Volume: 11 Issue: Ek-1
  • Publication Date: 2020
  • Doi Number: 10.5505/kjms.2021.11298.
  • Title of Journal : Kafkas Tıp Bilimleri Dergisi
  • Page Numbers: pp.214-224

Abstract

ABSTRACT

Prediabetes, a group at high risk of developing diabetes; it’s a table characterized by abnormal glucose. It’s the low level of awareness is an important problem due to the increased risk of developing diabetes and the negative economic impact of this situation. The group with prediabetes can be identified with early diagnosis through screenings to be performed and the transformation of the disease into diabetes can be prevented with various measures to be taken in this group. By preventing diabetes at the social and individual level, it can be supported to increase the quality life and prolong it, and economic recovery can be achieved by reducing treatment and other health-related costs. Prediabetes spesific risk screening models generally determine the diabetes risk in the next 5–10 years and don’t include any invasive intervention. Non-invasive and based on scoring systems that scans consist of structured questions such as age, gender, gestational diabetes and diabetes history in first-degree relatives, physical activity, weight status and diagnosis of high blood pressure. Within the framework of the answers given to these questions, the diabetes risks of individuals are presented as percentages or numeric expression. Turkish Society of Endocrinology and Metabolism (TSEM) in this context Finland Type-2 Diabetes Risk Questionnaire (FINDRISC) is proposes to use in Turkey. In addition, HbA1 c, Impaired Fasting Glucose (IFG) and Impaired Glucose Tolerance (IGT) scans, which are defined as invasive methods for the definitive diagnosis of prediabetes, can be performed in Family Health Centers or by taking capillary blood samples with mobile devices that are calibrated in the field.

Key words: Prediabetes; risk; diagnostic methods; screening models

ÖZET

Diyabet gelişme riski yüksek bir grup olan prediyabet; anormal glukoz seviyeleri ile karakterize bir tablodur. Prediyabet; farkındalık oranlarının düşük seyretmesi, diyabet gelişme risklerinin artması ve bu durumun ekonomik yönden olumsuz etkiyle kendini göstermesi sebebiyle önemli bir sorundur. Gerçekleştirilecek taramalar yoluyla prediyabetli grup erken tanı ile belirlenerek bu grupta alınacak çeşitli önlemlerle hastalığın diyabete dönüşmesinin önüne geçilebilir. Toplumsal ve bireysel düzeyde diyabetin engellenmesiyle yaşam kalitesinin artması ve yaşam süresinin uzamasına destek olunabilir, tedavi ve diğer sağlıkla ilgili maliyetlerde düşme sağlanarak ekonomik yönden iyileşme ortaya konulabilir. Prediyabete özgü risk tarama modelleri genel olarak gelecek 5–10 yıllık süreçteki diyabet riskini belirlemekte ve herhangi bir invaziv girişimi içermemektedir. İnvaziv olmayan ve skorlama sistemlerine temellenen taramalar yaş, cinsiyet, gestasyonel diyabet ile birinci derece akrabalarda diyabet öyküsü, fiziksel aktivite ve kilo durumu ile yüksek kan basıncı tanısı gibi yapılandırılmış sorulardan oluşmaktadır. Bu sorulara verilen yanıtlar çerçevesinde bireylerin diyabet riskleri yüzde ya da rakamsal ifade olarak sunulmaktadır. Türk Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği (TEMD) bu kapsamda Türkiye’de Finlandiya Tip-2 Diyabet Risk Ölçeği (FINDRISK) kullanımı önermektedir. Ayrıca prediyabet kesin tanısı için invaziv yöntem olarak tanımlanan HbA1 c, bozulmuş açlık glukozu (BAG) ve bozulmuş glukoz toleransı (BGT) taramaları Aile Sağlığı Merkezlerinde yapılabileceği gibi sahada kalibrasyonu sağlanan mobil araçlarla kapiller kan örnekleri alınarak da yapılabilir.