Kompleks Müllerian Anomalinin Laparoskopi, Histeroskopi ve İntraoperatif Ultrasonografi ile Cerrahi Tedavisi


Soysal C. , Çetin M. T. , Ürünsak İ. F. , Çetin C.

13. Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Kongresi, Antalya, Türkiye, 11 - 15 Mayıs 2015, ss.112-113

  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.112-113

Özet

Kompleks Müllerian Anomalinin Laparoskopi, Histeroskopi ve İntraoperatif Ultrasonografi ile Cerrahi Tedavisi

 

                                                C.Soysal, T.Çetin, İ.F.Ürünsak, C. Çetin

                            Çukurova Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı

                             

Giriş: Embriyogenezis sırasında müllerian kanallar gebeliğin 7.haftasında belirmeye başlar, karşılıklı olan Müllerian kanallar mediale doğru ilerlerken aynı zamanda aşağı doğru göç eder. Kanalların mezenşimleri birleşir ve ortada oluşan septum birleşme sonrası kaybolarak tek bir kavite halini alır. Müllerian anomaliler bu haftalarda kanalların orta hatta kaynaşmasında, ürogenital sinüsle birleşmesinde ya da kanalların rezorbsiyondaki başarısızlığında oluşur. Bu problem yaklaşık 300 yılı aşkın süredir bilinmektedir. Konjenital uterin anomalilerin gerçek insidansı tam olarak bilinmemesine rağmen genel popülasyondaki görülme sıklığı %0.001 ile %10 arasında olduğu tahmin edilmektedir. Müllerian anomaliler jinekolojik olarak pelvik kitle, endometriozis, hematometra, infertilite, ektopik gebelik, üriner sistem anomalileri, obstetrik komplikasyonlara neden olabilir.

                                                                                                                          

 Olgu Sunumu: 14 yaşındaki kız çocuk, kronik dismenore şikayeti ile kliniğimize başvurdu. Öyküsünde ilk olarak 10 yaşında adet kanaması olduğunu belirtiyor. Bu şikayetlerinin her adet döneminde arttığını vurguluyor. Fizik muayenesinde meme gelişimi ve pubik kıllanmanın Tanner evre 4 olduğu gözlendi. Genital organ muayenesinde hymen annüler intakt, vajenin katater eşliğinde mevcut olduğu belirlendi. Transrektal ultrasonografide(USG) iki adet uterus izlendi ve birinde hematometra görüldü. Sağ overde yaklaşık 4 cm boyutunda basit kist mevcuttu. Pelvik MR incelemesinde iki uterus izlenirken, sol uterus kavitesinde kan dansitesinde koleksiyon mevcuttu. İntravenöz pyelografi incelemesinde sol böbrek izlenmedi. Tümör markerları normal olan hastaya histeroskopi ve laparoskopi planlandı. Laparoskopide tubaları doğal olan iki uterus korpusu izlendi.Sol taraftaki uterus ve servikal lokalizasyonun hematometraya bağlı olarak yaklaşık 8 cm buyutunda bir kitle görüntüsünde olduğu izlendi. Sol over doğal, sağ overde 5 cm’lik kist izlendi. Kist içeriği aspire edildi ve içeriğin seröz vasıfta olduğu görüldü. Eş zamanlı yapılan histeroskopide vajen normal görünümde idi. Servikal kanal ve uterin kavite doğal olarak görüldü ancak servikal düzeyde sol duvarda bombeleşme olduğu izlendi. Bu sırada yapılan transabdominal USG ile buranın hematometra halinde bulunan sol uterusun bası etkisinden olduğu  gözlendi. Hematometra drenajı için buraya USG eşliğinde pencere açılacak seviye dikkatlice belirlendi ve bipolar koter ile yaklaşık 1 cm genişliğinde insizyon yapıldı. Hemorajik vasıfta gelen olduğu gözlendi ve histereskop ile sol uterin kaviteye girildi. İki uterusu ayıran duvar insizyondan başlanarak yukarıya doğru genişletildi. Böylece solda serviksi bulunmayan uterin kavite sağ uterin kavite ile birleştirildi. Post op dönemde hasta siklik tedavi ile 2 gün sonra taburcu edildi. Hastanın hymeninin post operatif dönemde de intakt olduğu izlendi.

          Sonuç: ESHRE’ nin 2013 yılında yayımlanan mülleryan kanal anomalilerinin sınıflamasına göre hastamız U6 (Unclassified), C0 (normal serviks), V0 (normal vajen) olarak prezente oldu ancak operasyon sonrası U3 (bikornuat uterus), C0, V0 olarak klasifikasyonu değiştiği gözlenmektedir. Bu tür müllerian anomalilerin cerrahi tedavisinde, olası perforasyonun ve komşu organ yaralanmasının engellemesi amacıyla, laparoskopi ve histeroskopiye ek intraoperatif USG’nin de faydası olmaktadır.

Kompleks Müllerian Anomalinin Laparoskopi, Histeroskopi ve İntraoperatif Ultrasonografi ile Cerrahi Tedavisi

 

                                                C.Soysal, T.Çetin, İ.F.Ürünsak, C. Çetin

                            Çukurova Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı

                             

Giriş: Embriyogenezis sırasında müllerian kanallar gebeliğin 7.haftasında belirmeye başlar, karşılıklı olan Müllerian kanallar mediale doğru ilerlerken aynı zamanda aşağı doğru göç eder. Kanalların mezenşimleri birleşir ve ortada oluşan septum birleşme sonrası kaybolarak tek bir kavite halini alır. Müllerian anomaliler bu haftalarda kanalların orta hatta kaynaşmasında, ürogenital sinüsle birleşmesinde ya da kanalların rezorbsiyondaki başarısızlığında oluşur. Bu problem yaklaşık 300 yılı aşkın süredir bilinmektedir. Konjenital uterin anomalilerin gerçek insidansı tam olarak bilinmemesine rağmen genel popülasyondaki görülme sıklığı %0.001 ile %10 arasında olduğu tahmin edilmektedir. Müllerian anomaliler jinekolojik olarak pelvik kitle, endometriozis, hematometra, infertilite, ektopik gebelik, üriner sistem anomalileri, obstetrik komplikasyonlara neden olabilir.