Pregnancy Monitoring Practices in Family Health Centers in Turkey


Temel Özkan S., Topuz İ., Daş Geçim G. Y.

5. Uluslararası 9. Ulusal Ebelik Öğrenci Kongresi, Amasya, Turkey, 3 - 05 May 2018, no.193, pp.344-345

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Amasya
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.344-345
  • Kütahya Health Sciences University Affiliated: No

Abstract

Introduction: One of the important components of the Health Transformation Program (HTP), which came into force in 2003 in Turkey, was the practice of Family Physician (FP) (1). Based on this practice, FP units are expected to perform their pregnancy follow-ups in line with the 'Prenatal Care Management Guide (2)' created by the Ministry of Health (3). In fact, regular monitoring of pregnant women is considered to be a ‘performance indicator’ within the FP system (4).

Current Situation

Following the introduction of FP, studies were carried out to quantitatively and qualitatively evaluate pregnancy monitoring services offered in primary health care. According to the studies, the rate of receiving antenatal care increased (5, 6), the rate of unmonitored pregnant women decreased (5, 6), and the number of timely and appropriate follow-ups increased according to the Ministry of Health protocols (5, 6). However, in the study conducted at a Community Health Center by Çatak et al. (7), according to the gestational week, 23.7% of the 15-24 weeks, 34.4% of the 25-32 weeks, and 52.1% of the 33-42 weeks were found not to be fully monitored. It was reported that 15.6% of women had their first follow-up at 15 weeks and later. It was found that 62.5% of women's height was never measured, 13% of the pregnant women's children's heart sound was never listened, 13.6% of pregnant women were not asked for blood tests, 49.9% of pregnant women were not asked for urine test, 80.8% of pregnant women were not asked for HBV antigen test. It was found that 41.8% of women who gave birth or in the last trimester had no birth plan and 15.5% of the same group were not given breastfeeding education (7). In a study conducted by Durusoy et al. (8), it was determined that 14% of the pregnant women did not know their FPs, 10% did not have a pregnancy record in the FP unit, and 15% were not monitored by the FP. It has been reported that 95% of the pregnant women whose pregnancies monitored by FP applied to FP themselves. Only 69% of the pregnant were detected on time, 49% were only monitored by midwives and only 3% were visited at home and 77% were called to the institution by telephone (8).

Conclusion: Despite the increase in the number of antenatal follow-ups in the FP system, the quality of the service is still insufficient. For this reason, health workers should be more sensitive about antenatal care services and should use the Ministry of Health monitoring guide more actively.

Keywords: HTP, FP, Pregnancy monitoring.

Giriş: Türkiye’de 2003 yılında yürürlüğe giren Sağlıkta Dönüşüm Programı (SDP)’nın önemli bileşenlerinden birisi Aile Hekimliği (AH) uygulaması olmuştur (1). Bu uygulamaya istinaden günümüzde AH birimlerinin, Sağlık Bakanlığı tarafından oluşturulan ‘Doğum Öncesi Bakım Yönetim Rehberi (2)’ doğrultusunda gebe izlemlerini yerine getirmesi beklenmektedir (3). Hatta gebe izlemlerinin düzenli yürütülmesi AH sistemi içerisinde bir ‘performans göstergesi’ olarak değerlendirilmektedir (4).

Mevcut Durum

AH uygulamasına geçilmesinin ardından, birinci basamakta sunulan gebe izlem hizmetlerini niceliksel ve niteliksel olarak değerlendirmeye yönelik araştırmalar yapılmıştır. Araştırmalara göre; niceliksel açıdan doğum öncesi bakım alma oranı artmış (5, 6), izlenmeyen gebe oranı azalmış (5, 6), Sağlık Bakanlığı protokollerine göre, vaktinde ve uygun sayıda izlenme sayısı artmıştır (5, 6). Bununla birlikte, Çatak ve ark. tarafından bir Toplum Sağlığı Merkezinde yürütülen çalışmada (7), gebelik haftasına göre 15-24 haftadakilerin %23,7’sinin, 25-32 haftadakilerin %34,4’ünün, 33-42 haftadakilerin ise %52,1’inin tam olarak izlenmedikleri bulunmuştur. Kadınların %15,6’sının ilk izleminin 15 hafta ve sonrasında yapıldığı bildirilmiştir. %62,5’inin boyunun hiç ölçülmediği, %13’ünün ÇKS’sinin hiç dinlenmediği, %13,6’sından hiç kan tetkiki, %49,9’undan idrar tetkiki ve %80,8’inden HBV antijeni istenmediği saptanmıştır. Doğum yapmış ya da son trimesterde olan kadınların %41,8’inin doğum koşullarının planlanmadığı ve aynı grubun %15,5’ine emzirme eğitimi verilmediği bulunmuştur (7). Durusoy ve ark. tarafından yapılan bir çalışmada ise (8), gebelerin %14’ünün AH’lerini bilmediği, %10’unun AH’de gebe kaydının bulunmadığı ve %15’inin AH tarafından izlenmediği saptanmıştır. AH tarafından izlenen gebelerin %95’inin AH’ne kendisinin başvurduğu bildirilmiştir. Gebelerin ancak %69’unun zamanında tespit edildiği, %49’unun sadece ebeler tarafından izlendiği ve sadece %3’üne ev ziyareti yapıldığı, %77’sinin ise telefonla kuruma çağrıldığı belirtilmiştir (8).

Sonuç: AH sisteminde doğum öncesi izlem sayısı artmasına karşın hizmetin niteliği hala yeterli düzeyde değildir. Bu nedenle sağlık çalışanlarının doğum öncesi bakım hizmetleri konusunda daha duyarlı olmaları ve Sağlık Bakanlığı izlem rehberini daha aktif kullanmaları gerekmektedir.

Anahtar kelimeler: SDP, AH, Gebe izlemleri.