HİDROJEN SÜLFÜR İLAÇ TASARIMI VE GELİŞTİRİLMESİNDE YENİ BİR MOLEKÜL OLABİLİR Mİ?


Tekşen Y.

2nd INTERNATIONAL HEALTH SCIENCE AND LIFE CONGRESS (IHSLC 2019), Burdur, Türkiye, 24 - 27 Nisan 2019, ss.100-106

  • Basıldığı Şehir: Burdur
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.100-106

Özet

Hidrojen sülfür’ün (H2S) oldukça toksik bir gaz olduğu iyi bilinmektedir. Ancak H2S insanda endojen olarak pek çok dokuda sentezlenen gaz yapılı bir mediyatördür. H2S’ün antiapopitotik, antiinflamatuvar, antinosiseptif, antioksidan, sitoprotektif, nöromodülatör, vazodilatör ve antikanser gibi fizyolojik ve farmakolojik etkilerine dair çok sayıda çalışma bulunmaktadır. H2S salıveren moleküllerin (H2S-donör) ise hipertansiyon, iskemi-reperfüzyon hasarı, kalp yetmezliği, ateroskleroz, peptik ülser, akut böbrek hasarı, inflamatuvar hastalıklar, Parkinson ve Alzheimer’da tedavi edici etkileri göz önüne alındığında H2S’ün ilaç olarak geliştirilmesi mümkün görülmektedir. H2S’ü gaz şekli ile tedavide kullanmak zordur. Bu nedenle vücut içinde H2S’e dönüşen ya da H2S salıveren moleküller geliştirilmektedir. Bu moleküllerden bir grubu inorganik sülfür tuzları (Na2S, NaHS gibi) olup, H2S-donörü olarak özellikle deneysel çalışmalarda kullanılmaktadır. GYY4137 gibi H2S’ü yavaş salıveren sentetik bileşikler de sentezlenmiştir. Allium sativum’da (sarımsak) bulunan kükürtlü bir amino asit olan alliin ve türevleri doğal H2S kaynağıdır.  Alliin’in yapısına benzerlik gösteren S-propil-sistein ve S-propargil-sistein gibi sentetik sistein türevleri de enzimatik olarak H2S’e dönüşmektedir. Son yıllarda H2S salıveren moleküller ana ilaca bağlanarak hibrid bileşikler geliştirilmiştir. Bunlar arasında gastrointestinal yan tesirleri daha az ve antiinflamatuar etkileri daha güçlü olan H2S salıveren hibrid nonsteroidal antiinflamatuar ilaçlar (H2S-aspirin gibi), Parkinson tedavisinde nöron kaybını azaltan hibrid H2S-L-DOPA ve glokom tedavisinde hibrid H2S-latanoprost bileşikleri yer almaktadır. Bu bileşiklerin pek çoğu terapötik açıdan etkili olmasına karşın ilaç olarak geliştirilmelerinde zorluklar yaşanmaktadır. H2S terapötik aralığı dar olan bir molekül olduğu için doz ayarlaması çok dikkatli yapılmalıdır. Optimum terapötik konsantrasyonu sağlayan, kimyasal ve fiziksel açıdan stabil olan H2S donörleri sentezlenmelidir. Ayrıca kontrollü ilaç taşıyıcı sistemlerin geliştirilmesi gerekmektedir. Bu zorluklar aşıldığında çoklu etkiye sahip H2S donörleri ya da ana ilacın etkinliğini artıran H2S hibrid ilaçlar geliştirilmesi kolaylaşacaktır.

 

Anahtar kelimeler: Hidrojen sülfür, H2S-donör, H2S hibrid ilaçlar, Çok-hedefli ilaçlar.