Endodontic Management of Traumatic Dental Injuries: A Case Report


Creative Commons License

Çakır H., Erarslan A., Kiraz G.

32. İZMİR DİŞHEKİMLERİ ODASI ULUSLARARASI BİLİMSEL KONGRE VE SERGİSİ & 1. EGE BÖLGESİ DİŞHEKİMLERİ ODALARI KONGRE VE SERGİSİ, İzmir, Turkey, 20 - 23 November 2025, pp.523-524, (Summary Text)

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: İzmir
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.523-524
  • Kütahya Health Sciences University Affiliated: Yes

Abstract

Aim: Traumatic dental injuries are among the urgent endodontic conditions that may lead to pulpal complications in teeth. The aim of this case report is to present the diagnostic and therapeutic approaches applied to permanent anterior teeth that developed lateral luxation, subluxation, and extrusion following recurrent traumatic events, and to evaluate the clinical course. Case Description: A 34-year-old female patient presented to our clinic with complaints of missing upper anterior teeth and pain following a traumatic accident. Intraoral examination revealed avulsion of teeth #11 and #12. Tooth #21 exhibited percussion sensitivity, mobility, and an enamel fracture, as well as labiolingual displacement, leading to a diagnosis of lateral luxation. Bleeding from the gingival tissue around tooth #22 was observed, and a diagnosis of subluxation was made. Tooth #21 was repositioned, and a semi-rigid splint was applied. After four weeks, the splint was removed, and vitality testing of the upper anterior teeth showed positive responses; clinical follow-ups were continued. One month later, a secondary traumatic incident occurred in the anterior region, resulting in percussion sensitivity and extrusion of tooth #21. The tooth was repositioned, and a semi-rigid splint was reapplied to the upper anterior teeth. After two weeks, tooth #21 responded negatively to pulp vitality tests, and mobility persisted. Root canal treatment was initiated, and canal preparation was completed using the NIC X File® rotary system (NIC Endo, Changzhou, China). Calcium hydroxide (UltraCal™ XS, Ultradent, South Jordan, UT, USA) was used as an intracanal medicament. Two weeks later, as the tooth was asymptomatic, the root canal was obturated with gutta-percha and Bioserra® sealer (Bioserra Dental, Ankara, Turkey), followed by composite resin restoration after splint removal. Results: At 1-, 3-, and 6-month follow-ups, the teeth were asymptomatic and functional. Following the observation period, the patient’s prosthetic rehabilitation was initiated. Conclusion: Traumatic dental injuries are complex emergency conditions that may present with various patterns of damage, where accurate diagnosis forms the basis of an effective treatment strategy. Early diagnosis, appropriate treatment planning, and regular clinical and radiographic follow-up are essential for achieving a favorable prognosis. Keywords: Trauma; Subluxation; Lateral Luxation

Amaç: Travmatik dental yaralanmalar, dişlerde pulpal komplikasyonlara yol açabilen acil endodontik durumlar arasında yer almaktadır. Bu olgu raporunun amacı, anterior bölgede tekrarlayan travmalar sonrasında lateral lüksasyon, sublüksasyon ve ekstrüzyon gelişen daimi dişlerde uygulanan tanısal ve tedavi yaklaşımlarını sunmak ve klinik süreci değerlendirmektir. Olgu Tanımlanması: Otuz dört yaşındaki bir kadın hasta, kaza sonrası üst anterior dişlerde eksiklik ve ağrı şikayetiyle kliniğimize başvurmuştur. İntraoral muayenede 11 ve 12 numaralı dişlerin avülse olduğu; 21 numaralı dişte perküsyon hassasiyeti, mobilite ve mine kırığı olduğu, ayrıca dişin labiolingual yönde yer değiştirdiği gözlemlenmiştir ve 21 numaralı dişe lateral lüksasyon teşhisi konulmuştur. 22 numaralı dişin dişetinde kanama olduğu gözlemlenmiş ve sublüksasyon tanısı konulmuştur. 21 numaralı diş repoze edilip semi-rijit splint uygulanmıştır. 4 hafta sonra splint uzaklaştırılmış ve üst anterior dişlerin pulpa canlılık testlerine pozitif yanıt verdiği gözlenip takiplere devam edilmiştir. Bir ay sonra üst anterior bölgeye gelen sekonder travma sonucu 21 numaralı dişte perküsyon hassasiyeti ve ekstrüzyon gözlenmiştir. Ardından diş repoze edilip, üst anterior dişlere tekrar semi-rijit splint uygulanmıştır. İki hafta sonra, 21 numaralı dişin pulpa canlılık testlerine negatif yanıt verdiği ve mobilitesinin devam ettiği gözlemlenmiştir. İlgili dişe kök kanal tedavisine başlanmış ve NIC X File® eğe sistemi (NIC Endo, Changzhou, Çin) ile preparasyon tamamlanarak, kanal içi medikament olarak kalsiyum hidroksit (UltraCal™ XS, Ultradent, South Jordan, ABD) uygulanmıştır. 2 hafta sonra dişin asemptomatik olduğu gözlemlendiğinde kök kanalı, güta-perka ve Bioserra® (Bioserra Dental, Ankara, Türkiye) kanal patı ile doldurulmuştur ve splint uzaklaştırıldıktan sonra rezin kompozit restorasyon uygulanmıştır. Bulgular: Hastanın 1, 3 ve 6 aylık takipleri sonucunda dişlerin asemptomatik olduğu, ve ilgili dişlerin fonksiyonda olduğu gözlemlenmiştir. Takipler sonrasında hastanın protetik tedavilerine başlanmıştır. Sonuç: Travmatik diş yaralanmaları, kompleks hasar modelleri içerebilen ve doğru tanının tedavi stratejisinin temelini oluşturduğu kritik acil durumlar arasında yer almaktadır. Başarılı bir prognoz için erken tanı, uygun tedavi planlaması ve düzenli klinik-radyografik takip büyük önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Travma; Sublüksasyon; Lateral Lüksasyon