Kütahya'da Akut Gastroenterit Olgularında Campylobacter Türlerinin Sıklığı ve Antibiyotik Duyarlılığı
PERÇİN RENDERS D. (Yürütücü), UZUN A. N.
Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, BAP Doktora, 2024 - 2026
- Proje Türü: Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje
- Destek Programı: BAP Doktora
- Başlama Tarihi: Ekim 2024
- Bitiş Tarihi: Mart 2026
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Proje Özeti
KÜTAHYA’DAKİ
AKUT GASTROENTERİT OLGULARINDA CAMPYLOBACTER TÜRLERİNİN SIKLIĞI VE
ANTİBİYOTİK DUYARLILIĞI
Amaç:Gastroenterit,
gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde önemli morbidite nedenlerinden biridir. Campylobacter
türleri, bakteriyel gastroenterit etkenleri arasında ilk sıralarda yer
almaktadır. Etkenin sıklığı bölgesel farklılık gösterebilmekte, ayrıca
antibiyotiklere karşı artan direnç oranları tedavi seçimlerini
güçleştirmektedir. Bu çalışmanın amacı, akut gastroenterit olgularında önemli
bir etken olan Campylobacter türlerinin Kütahya’daki görülme sıklığını
belirlemek, tanı güçlüğü nedeniyle rutin dışkı kültürü panelinde yer almayan Campylobacter
kültürünü rutine ekleyerek tanısal duyarlılığı artırmak ve izole edilen suşları
fenotipik ve moleküler yöntemlerle tür düzeyinde tanımlamaktır. Ayrıca
izolatların antimikrobiyal duyarlılık profillerinin belirlenmesiyle akılcı
antibiyotik kullanımına katkı sağlanması ve elde edilen bulgularla bölgesel
epidemiyolojik verilerin güçlendirilmesi hedeflenmiştir.
Gereç ve Yöntem:Mayıs 2024 – Eylül 2025 tarihleri arasında laboratuvarımıza
gönderilen sulu dışkı örnekleri çalışmayadâhiledildi.Kültür
istemi olmayan sulu dışkıörneklerine akılcı laboratuvar uygulamaları kapsamında
reflektif test yaklaşımı ile gaita kültürü uygulandı. Toplam 440sulu dışkı
numunesi, seçici besiyeri olanCCDA’ya ekilerekmikroaerofilik
koşullarda, 42°C’de72 saat inkübe edilmiştir.Kolonilerin tanımlanması;
konvansiyonel yöntemler (oksidaz, katalaz, Gram boyama, sefalotin ve nalidiksik
asit diskleri) ile yapılmıştır. Fenotipik testlerde kampilobakter olarak
şüphelenilen kolonilere MALDI-TOFMS uygulanmıştır.Koloniler gerçek zamanlıPCR kullanılarak
tanımlanmıştır.Eritromisin, siprofloksasin ve tetrasikline duyarlılık,
EUCASTönerileri doğrultusunda MH-F agar kullanılarak gradiyent test yöntemiyle
yapılmışve değerlendirilmiştir.
Bulgular:Çalışmaya
dahil edilen 440 sulu dışkı örneğinin; %51,8’i erkek hastalardan, %48,1’i kadın
hastalardanistenmiş olup, hastaların yaşları 0–91 yıl arasında değişmekte ve
%54’ü 18 yaş altı çocuk hastalardır. Hastaların %47,9’u acil servisten
başvurmuş, %24,5’inde gaita kültürü istemi olup; %5,5’inde Salmonella spp.
üremesi saptanmıştır. Örneklerin %57,5’inden direkt mikroskobik bakı istenmiş;
bu hastaların %56,1’inde direkt bakı normal olarak raporlanmış; %37,9’unda
lökosit varlığı belirlenmiştir. C.jejuni üremesi saptanan dokuz hastanın
tamamının acil servisten başvurduğu, %66,6’sının erkek olup ve olguların
%88,8’inin 0–18 yaş grubunda yer aldığı görülmüştür.
Örneklerin9’unda (%2) Campylobacterspp. izole edimiştir.
İzolatların tamamı C. jejuni olarak tanımlanmıştır. Antibiyotik duyarlılık testlerinde eritromisine
direnç görülmemiş, siprofloksasine %88,8, tetrasikline %77,8direnç saptanmıştır.
Sonuç:Bu çalışma ile ilimizde daha önce rutin
olarak uygulanmayan Campylobacter kültürü laboratuvar
işleyişine eklenmiş ve Campylobactersıklığı %2 olarak saptanmıştır.
Bu oran, etkenin göz ardı edilemeyeceğinive Campylobacter kültürünün
rutin dışkı kültür paneline eklenmesinin önemli olabileceğini düşündürmektedir.Konvansiyonel
yöntemlerin sınırlı duyarlılığı göz önüne alındığında, PCR ve MALDI-TOF MS gibi
modern tanı yöntemlerinin kullanımı gerçek prevalansın daha doğru
belirlenmesini sağlayacaktır.Çalışmamızda izole edilen suşlarda yüksek
florokinolon direnci görülmüş olup, ampirik florokinolon kullanımının riskli
olacağınıdesteklemektedir.Olguların çoğu acil servisten başvurmuş olup, reflektif
test yaklaşımı sayesinde yalnızca mikroskopi için gönderilen sulu dışkı
örneklerinden tüm Campylobacter olguları tespit edilmiştir. Bu
durum, acil hekimlerinin dışkı kültür istemi konusunda farkındalığının artırılması
ve akılcı laboratuvar uygulamalarından refleks test algoritmalarının
yaygınlaştırılması gerektiğini göstermektedir.
Anahtar Kelimeler: Akılcı laboratuvar uygulamaları,
antibiyotik direnci, Campylobacter, epidemiyoloji, gastroenterit, reflektif
test.