Sağlıklı yaşlanan bireylerin orofasiyal kas gücü ve endurans normatif değerlerinin belirlenmesi
Çevik D., Parlak M. M., Yaşa İ. C., Kurt A. B., Yıldırım C., Düzenli Öztürk S.(Yürütücü)
Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, BAP Araştırma Projesi, 2023 - 2025
- Proje Türü: Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje
- Destek Programı: BAP Araştırma Projesi
- Başlama Tarihi: Aralık 2023
- Bitiş Tarihi: Kasım 2025
Proje Özeti
Yutmanın oral, faringeal, özefagial aşamalarında meydana gelecek herhangi bir bozukluk veya fizyolojik değişimler sonucu ortaya çıkan disfaji çoğunlukla yaşlı bireylerde görülür ve genellikle 50 yaş civarında başlar. Buna presbifaji adı verilir ve baş-boyun anatomisindeki yaşa bağlı birçok değişikliğin yanı sıra yutmayı kontrol eden sinirsel ve fizyolojik mekanizmalardaki değişikliklerden kaynaklanır. Yaşlılıkta geriatrik bir sendrom olarak kabul edilen disfaji, yaşlanma fizyolojisine bağlı olarak sarkopeni (kas kütlesi ve güç kaybı) ile ilişkilidir. İlaveten yaşlanmayla birlikte hastalıkların görülme sıklığının artmasına bağlı olarak disfaji nörolojik ve nöromüsküler bozukluklara ikincil olabilir (Sheikhany vd., 2022). Dünya genelinde yaşlanan nüfus, özellikle gelişmekte olan ülkelerde hızla artmaktadır. Sağlık hizmeti profesyonellerinin üzerinde giderek artan sayıda yaşlı yetişkin yükü bulunduğu göz önüne alındığında nüfusun sağlıkla ilgili yaşam kalitelerinin iyileştirilmesine gereksinim duyulmaktadır. Sağlık hizmeti profesyonellerinin yaşlanma ile görülme sıklığı artan ve dehidratasyon, malnütrisyon, aspirasyon pnömonisi, mortalite gibi ciddi komplikasyonları neden olabilen disfajinin erken belirtilerini tanıması, doğru tanı ve rehabilitasyon programlarını belirlemesi bireylerin yaşam kalitesini artırma ve halk sağlığını korumada önemli bir adımdır. Orofasiyal bölgede bulunan dil, dudak ve yanak sesletim, çiğneme ve yutma gibi işlevlerle yakından ilişkilidir. Bu işlevlerin yerine getirilebilmesi için bu organlara uygun basınç ve kuvvetin uygulanması gerekmektedir (Jeong vd., 2017). Dilin yutmada, bolus oluşumu, bolusun aktarılması ve anterior sızıntının ve farinkse prematüre kaçağın önlenmesi de dahil olmak üzere geniş bir rolü vardır (Matsuo ve Palmer, 2008). İlaveten dil kuvveti ile disfaji arasında pozitif bir ilişki olduğunu (Hiraoka vd., 2017; Konaka vd., 2010); dil kuvveti testinin, ALS gibi nöromüsküler hastalıklarda disfajinin erken evrede taranması için yeterli olabildiğini (Borges vd., 2022), dil kuvvetinin, yutma bozukluğu olan felçli hastalarda penetrasyon ve aspirasyon tespiti için öngörücü belirteç olduğunu (Lee vd., 2020), Parkinson hastalarında azalmış dil basıncının yemek zamanı uzaması ve yutma yaşam kalitesi üzerine etkilerini (Pitts vd., 2019) gösteren kanıtlar ortaya konulmuştur. İlgili literatür ışığında sağlıklı yaşlanan bireylerde dilin güç ve direnç parametrelerini ve bunların yutmanın düzgün işleyişiyle olan ilişkisini tespit etmek, etkili ve güvenli yutmayı ve dolayısıyla bu popülasyon için daha iyi beslenme, sıvı alımı ve yaşam kalitesini sağlamak açısından önemlidir. Uluslararası birçok çalışma yaş gruplarına ve cinsiyete göre orofasiyal kas gücü ve enduransının normatif değerlerini objektif ve standartlaştırılmış ölçüm yapabilen IOPI cihazı ile belirlemiştir. Ancak ülkemizde oral yapıların basınç ölçümüne yönelik normatif veriler bulunmamaktadır ve yaş ve cinsiyetle uyumlu olan dil dudak basınç ölçüm sonuçları bilinmemektedir. Bu çalışmanın birincil amacı sağlıklı yaşlanan bireylerin dil-dudak kas kuvveti ve enduransının normatif verilerinin belirlenmesidir. Projenin özelleşmiş diğer alt amaçları verilerin güvenilirliğini test etmek ve etnik farklı kökenlerle (Kuzey Amerika, Avrupa, Doğu Asya) yürütülen çalışmalardan elde edilen sonuçları betimsel olarak incelemektir. Bu amaç doğrultusunda projede 50 yaş üstü bireylerin dil-dudak kas gücü ve enduransı 120 katılımcı da IOPI cihazı ile ölçülerek normatif değerler belirlenecektir. Maksimum dil ve dudak kas ölçümü için katılımcılardan 3 tekrar istenecektir, ölçülen en yüksek değer veri olarak kullanılacaktır. Dil ve dudak enduransı ise katılımcının dil-dudak basıncının %50'sinin korunduğu süre ile ölçülecektir. Ayrıca dil-dudak basıncının %1, %5, %10, %20 ve %25'inin korunduğu basınçlar da belirlenecektir. Çalışmada ölçüm güvenirliği için test-tekrar test yöntemi uygulanacak, uygulayıcılar arası güvenirlik de değerlendirilecektir. Proje kapsamında elde edilecek normatif veriler disfajinin erken tanı, prognoz izlemi ve rehabilitasyonunda kullanılma potansiyeline sahip olabilme yönüyle önemlidir. Projeden elde edilecek verilerin, hastalıkla bozulan yaşam kalitesinin iyileştirilmesi bakımından ülke ekonomisine katkıda bulunacağı, yeni nöro-teknolojik araçlar aracılığıyla gelecekteki yutma rehabilitasyon uygulamalarının gelişime öncü olacak yeni araştırmalar için özendirici olacağı düşünülmektedir.