Trigliserid/HDL Oranı Yüksek Bireylerde Trimetilamin N-Oksit, CD36 ve CD38 Düzeyleri ile İlişkisinin Değerlendirilmesi
Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje, BAP Doktora, 2022 - 2024
- Proje Türü: Yükseköğretim Kurumları Destekli Proje
- Destek Programı: BAP Doktora
- Başlama Tarihi: Ağustos 2022
- Bitiş Tarihi: Ağustos 2024
Proje Özeti
Kardiyovasküler hastalıklar (KVH) dünya çapında mortalite ve morbiditenin önde gelen nedenlerinden biridir. KVH risk faktörlerinin erken tespiti ve yönetimi, hastalığın önlenmesi ve yönetilmesinde hayati bir rol oynamaktadır. Mevcut risk faktörlerine ek olarak, yeni biyobelirteçlerin tanımlanması ve bunların hastalık riski üzerindeki etkilerinin anlaşılması, KVH'nin daha etkili bir şekilde önlenmesi ve tedavisi için fırsatlar sunmaktadır. Yüksek trigliserit (TG) düzeyi ve düşük seviyedeki HDL-K'ün aterojenik dislipidemi olarak bilinen LDL-K'den bağımsız, metabolik sendrom, insülin direnci ve diyabet ile korelasyon gösteren ve KVH riski ile ilişkili olan spesifik bir kardiyometabolik profili karakterize ettiğine dair çalışmalar vardır. Bağırsak mikrobiyotasından türetilen TMAO'nun tromboz riskini artırdığı, köpük hücre oluşumunu desteklediği, inflamatuar yanıtları indükleyebildiği ve ters kolesterol taşınmasını azaltarak aterosklerotik olaylara sebep olabileceği üzerinde durulmaktadır. CD36, uzun zincirli yağ asitlerinin son taşıyıcısı ve ox-LDL'nin ana çöpçü reseptörü olarak, makrofajlarca oxLDL'nin alınmasına ve köpük hücre oluşumuna yol açar. CD38, KVH patogenezinde önemli rol oynayan çok işlevli bir enzimdir; CD38'in yüksek ekspresyonu, NAD+ tüketimi ve pro-inflamatuar sitokinlerin salgılanmasıyla ilişkili olup, bu durum ateroskleroz gelişimine katkıda bulunabilir. Bu çalışmanın amacı, bilinen kardiyak hastalığı olmayan bir popülasyonda TG/HDL oranı ile kardiyovasküler risk faktörü olabileceği düşünülen parametrelerden TMAO, CD36 ve CD38 arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Çalışmaya 41 dislipidemi ve 41 sağlıklı kontrolden oluşan 82 kişi dahil edilmiştir. Serum TMAO konsantrasyonları LC-MS/MS cihazı ile ölçülürken, CD36 ve CD38 parametreleri akış sitometrisi ile değerlendirildi. Bulgularımızda, TG/HDL oranı dislipidemi grubunda anlamlı derecede yüksekti (p<0,05) ve bu durum daha yüksek TG seviyeleri ve daha düşük HDL-K seviyeleri ile ilişkiliydi (p<0,05). LDL-K seviyeleri dislipidemi grubunda anlamlı derecede yüksekti (p<0,05). TMAO düzeyleri dislipidemi grubunda belirgin şekilde daha yüksekti (p<0,05). Ayrıca, dislipidemi grubunda daha yüksek CD38 ekspresyonu görüldü (p<0,05). Dislipidemi grubunda kontrol grubuna göre daha yüksek HOMA-IR değerleri görülmüştür (p<0,05). PAİ (plazma aterojenik indeks) düzeylerine bağlı olarak, dislipidemi grubunun %100'ü yüksek KVH riski taşırken, kontrol grubunun %46,4'ü düşük riskli olarak sınıflandırılmıştır (p<0,05). Bu veriler, yüksek TG/HDL oranının yanı sıra artmış TMAO, CD38 ve PAİ seviyelerinin, kardiyak hastalık tanısı almamış bireylerde bile kardiyovasküler riski işaret ettiğini göstermektedir. Bu bulgular, bu parametrelerin kardiyovasküler risk değerlendirmelerinde potansiyel olarak kritik öneme sahip olabileceğini ortaya koymaktadır. Anahtar Sözcükler: Kardiyovasküler Risk Faktörleri; TG/HDL Oranı; TMAO; CD38; İnsülin Direnci