ST yükselmeli miyokard enfarktüsü hastalarında önceden beta bloker kullanımıyla atriyal fibrilasyon ilişkisi
Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Süleyman Demirel Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: Akif Arslan
Tezin Onay Tarihi: 2015
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Amaç: Atriyal fibrilasyon (AF) ST elevasyonlu miyokard enfarktüsü (STEMI) sonrası en sık görülen ritim bozukluğu olup kısa ve uzun dönem prognozu olumsuz yönde etkilemektedir. Beta blokerler (BB) STEMI hastalarında en sık kullanılan ajanlar olup kısa ve uzun dönem prognozu iyileştirmektedir. BB kullanimi ile hastane ici AF gelişme ilişkisi belirsizdir. Bu çalışmada diğer çalışmalardan farklı olarak daha önceden bb kullanımının STEMI hastalarında hastane içi Atriyal Fibrilasyon (AF) gelişimini önleyip önlemediği araştırılmıştı. Metod: Çalışma retrospektif olup STEMI tanısıyla hastaneye yatırılıan 833 hasta çalışmaya alındı. Hastaların demografik ve klinik özellikleri kaydedildi ve hastalar daha önceden BB kullanan ve kullanmayan olmak uzere iki gruba ayrıldı. AF gelişimi açısından takip edilen hastaların AF prediktörleri çoklu regresyon analizine alındı. Bulgular: Ocak 2012-Aralık 2014 tarihleri arasında STEMI tanısıyla hastaneye yatırılan 833 hastanın 105'i (%12,6) daha önceden BB kullanmakta iken 728'i kullanmıyordu. Hastaların 38'inde (%4,6) takipte AF gelişti. Önceden BB kullanan ve kullanmayan grupta AF gelişme sıklığı benzer bulundu (%2,9'a karşılık %4,8, p=0,371). Çoklu regresyon analizi sonucunda hastanede pozitif inotrop kullanılması (Olasılık oranı=0,165, %95 güven aralığı 46-590, p=0,006), ventiküler fibrilasyon (VF) gelişmesi (Olasılık oranı=4,573, %95 güven aralığı 1443-14,492, p=0,010) ve LA çapının (Olasılık oranı=1,130, %95 güven aralığı 1015-1257, p=0,025) AF gelişim riskiyle bağımsız ilişkili olduğu saptandı. Sonuç: Bu çalışmada STEMI hastalarında daha önceden BB kullanımının hastane içi AF gelişmesini önlemediği, bununla birlikte hastanede pozitif inotrop başlanmasının, VF gelişmesinin ve LA çapının AF gelişmesi ile bağımsız ilişkili olduğu gösterildi.