DİRENÇLİ BAŞ AĞRISINDA AYIRICI TANIDA SİNÜS VEN TROMBOZU


Creative Commons License

Oktay Ş., Çoşkun A., Halıcı A., Yıldırım H., Kaya M.

TATKON 2023 19. TÜRKİYE ACİL TIP KONGRESİ 6. TATD KURS GÜNLERİ KONGRESİ 27-30 NİSAN 2023, Antalya, Turkey, 27 - 30 April 2023, pp.443-445

  • Publication Type: Conference Paper / Full Text
  • City: Antalya
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.443-445
  • Kütahya Health Sciences University Affiliated: Yes

Abstract

DİRENÇLİ BAŞ AĞRISINDA AYIRICI TANIDA SİNÜS VEN TROMBOZU Şule Oktay, Abdil Coşkun, Ali Halıcı, Harun Yıldırım, Murtaza Kaya Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Acil Tıp Anabilim Dalı, Kütahya ÖZET Serebral sinüs ven trombozu (SVT) seyrek görülen; sıklıkla baş ağrısı semptomuyla gelen, sekonder jeneralize/fokal nöbet, tek taraflı/çift taraflı parestezi ve papil ödemle prezente olan ciddi bir durumdur. Biz de postpartum dönemde acil servise dirençli şiddetli baş ağrısı şikayeti ile başvuran sinüs ven trombozu öyküsü sunuyoruz. 32 yaş kadın hasta bilinen 6 gün önce C/S(sezaryen) ü olan kadın hasta yaklaşık 6 gün önce başlayan sağ frontal bölgede zonklayıcı ve oturmakla artan yatmakla azalan daha önceki baş ağrılarına benzemeyen analjezik alımı ile rahatlamayan baş ağrısı şikayeti ile acil servise başvurdu. Nörolojik muayene tek anlamlı özellik bilateral papiller ödemdi. Hastanın beyin BT ve difüzyon MRI’da akut patoloji görülmedi, beyin MR venografide sağ transfers sinüste tromboz ile uyumlu görünüm izlendi. Nöroloji’ye konsülte edildi. Hasta postpartum 4000 anti-Xa/0,4 mL Enoksaparin sodyum kullandığı için ek tedavi verilmedi. Nöroloji servisine yatışı verildi. Acil servise başvuru sebeplerinden %2-4’ü travmatik olmayan baş ağrılarıdır[1-2]. Baş ağrısı şikayeti ile gelen hastada dikkatli ayrıntılı bir anamnez alınmalı; fizik muayenesi özellikle nörolojik muayenesi yapılmalı, risk faktörleri değerlendrilmeli ve sinüs ven trombozu ayırıcı tanısı akla gelmelidir. Sinüs ven trombozu ön tanılarımız arasındaysa hastaya mutlaka fundus muayenesi yapılmalıdır. Zamanında tanı ve tedavi erken nörolojik bozulmayı önlemek için önemlidir. GİRİŞ Serebral sinüs ven trombozu (SVT) diğer inme tiplerinin çoğundan daha az görülen teşhis edilmesi zor serebrovasküler bir olaydır. MRI’ın yaygın kullanımı ve artan klinik farkındalık sayesinde artık daha rahat tanı almaktadır.[3] Eldeki sayısal veriler, SVT'nin yaygın olmadığını düşündürmektedir [4 ]. Yıllık insidans 1.16- 2.02/100.000 [5 ] arasında değişir ve kadınlarda erkeklerden daha yaygındır, kadın-erkek oranı 3:1 [ 6 ]'dir. Kadın cinsiyette daha sık görülmesinin sebebi gebelik ve lohusalık ve oral kontraseptiflerle ilişkili artmış SVT riski olabilir [7 ]. Erişkinlerde SVT için birçok sebep bulunurken bunlardan en sık olanlar şunlardır: genetik veya edinilmiş protrombotik durumlar, obezite, oral kontraseptifler, hamilelik ve postpartum dönem, kötücül hastalık, enfeksiyon, kafa travması vs. [8] Semptomlar ve bulgular değişkenlik göstermektedir. En sık görülenleri baş ağrısı (hastaların %90'ına kadar), nöbetler (%30), intrakraniyal hipertansiyona bağlı papilödem (%28), fokal nörolojik defisitler ve bilinç değişikliğidir. Papilödem görme kaybına ve diplopiye (Cr6 ya bası oluştuğunda olur) neden olabilir. Dizartri ve afazi gibi diğer nörolojik semptomlar nadirdir [9]. Biz de baş ağrısı ile gelen postpartum kadın hastada sinüs ven trombozu tanı ve tedavi sürecinde edindiğimiz tecrübeyi sizlerle paylaşmak istedik. OLGU SUNUMU 32 yaş kadın hasta bilinen 6 gün önce C/S(sezaryen) öyksü olan kadın hasta yaklaşık 6 gün önce başlayan sağ frontal bölgede zonklayıcı ve oturmakla artan yatmakla azalan daha önceki baş ağrılarına benzemeyen analjezik alımı ile rahatlamayan baş ağrısı şikayeti ile acil servise başvurdu.. Acil serviste yapılan muayenesinde genel durum iyi, bilinci açık, oryante, koopere, Glaskow koma skorlamasına göre (GKS) 15 puandaydı. Vital bulguları tansiyon arteriyel 120/70 mm/hg, sat %97 nabız 90/dk’ydı. Ense sertliği yoktu. Motor sistem muayenesinde tüm extremitelerde kas gücü 5/5 tonus olağandı. Herhangi bir duyu kusuru bulunmamaktaydı. Kan tetkikleri ve ekokardiyogramı normaldi. Bilinen bir hastalık yoktu. Diğer tetkiklerinde patolojik bulgu bulunmamaktaydı. Nörolojik muayene tek anlamlı özellik bilateral papiller ödemdi. Hastanın beyin BT ve difüzyon MRI’da akut patoloji görülmedi, beyin MR venografide sağ transvers sinüste tromboz ile uyumlu görünüm izlendi. Nöroloji’ye konsülte edildi. Hasta postpartum 4000 anti-Xa/0,4 mL Enoksaparin sodyum kullandığı için ek tedavi verilmedi. Nöroloji servisine yatışı verildi. TARTIŞMA Serebral venöz trombozu (SVT) nadir görülen ciddi bir hastalıktır. Semptomlar arasında baş ağrısı, papilödem, görme kaybı, fokal veya jeneralize nöbetler, fokal nörolojik defisit, konfüzyon, bilinç değişikliği ve koma yer alabilir. Sinüs trombozunun oldukça değişken bir klinik seyri vardır [10]. Başlangıç akut, subakut veya kronik olabilir. SVT en sık olarak bizim vakamızda da olduğu gibi ani başlangıçlı şiddetli bir baş ağrısıyla ortaya çıkar. Baş ağrısının yanı sıra izole kafa içi hipertansiyon sendromu (yani, papilödem veya görsel problemlerle ilişkili baş ağrısı), SVT vakalarının önemli bir oranını oluşturur [11]. Birçok vaka kalıtsal ve edinilmiş trombofililer, gebelik, lohusalık, enfeksiyon ve malignite ile ilişkilendirilmiştir. SVT'si olan 624 yetişkinden oluşan ISCVT prospektif Uluslararası çalışmada, kadınlar %75'i oluşturuyordu [ 6 ]. Ayrıca, kadınların yüzde 65'inde cinsiyete özgü bir risk faktörü (örn. oral kontraseptifler, gebelik, lohusalık ve hormon replasman tedavisi) saptanmıştır. Uluslararası Serebral Ven ve Dural Sinüs Trombozu (ISCVT) çalışmasına göre, en sık etkilenen bölge transvers sinüs olup, bunu superior sagital sinüs ve düz sinüs takip etmektedir [8]. Bizim de olgumuz 32 yaş kadındı ve postpartum süreçteydi, trombüs sağ trasfer sinüsteydi. Avrupa Nörolojik Dernekler Federasyonu'nun yönergelerine göre, serebral venöz ve dural sinüs trombozunun ilk basamak tedavisi antitrombolizdir. SVT akut dönem tedavisinde, kontrendikasyonu olmayan semptomatik SVT'si olan yetişkinler için subkutan DMAH veya intravenöz heparin ile antikoagülasyon önerilir. Etkinliğe dair kesin kanıtlar bulunmamakla birlikte, hızlı etki başlangıcına ve geri dönüşlülüğe ilişkin mevcut verilere dayalı olarak, Heparin veya DMAH ile antikoagülasyonun akut SVT için uygun tedavi olduğu konusunda genel bir fikir birliği vardır [13]. Akut fazdan sonra antikoagülasyona devam etmenin amacı, hastaların %2 ila %7'sini etkileyen SVT nüksetmesini ve SVT'li hastaların % 5'e kadarında ortaya çıkan ekstraserebral venöz trombozu önlemektir. [8] SVT'li çoğu yetişkin için, akut fazdan sonra varfarin veya doğrudan oral antikoagülan öneriliyor. SVT'nin tedavisinde, en az 3- 12 aya kadar antikoagülasyon öneriliyor. SVT ölüm veya sekel ile sonuçlanabilir, ancak genellikle iyi prognoza sahiptir. Hastaların yaklaşık %5'i hastalığın akut fazında ölür [ 15 ]. Yapılan çalışmalara göre kadınlardaki SVT’nin altta yatan sebeplerinin geçici olabilmesi sebebiyle prognoz erkeklere göre daha iyidir. Bizim vakamız da cinsiyete özgü risk faktörüne sahip olduğundan prognozu diğer SVT’lere göre daha iyi seyredeceği düşünülmüştür. Hastamızın nöroloji servisinde semptomların gerilediği görülmüş ve tabucu edilmiş, sonrasında kontrole gelmeme sebebiyle takibi hakkında bilgi alınamamıştır. SONUÇ Baş ağrısı şikayeti ile gelen hastada ayrıntılı anamnez alınmalı , risk faktörleri değerlendirilmeli ve sinüs ven trombozu ayırıcı tanısı akla gelmelidir. Zamanında tanı ve tedavi nörolojik bozulmayı önlemek için önemlidir. Anahtar Kelimeler Sinüs ven trombozu, postpartum, baş ağrısı