TİROİDEKTOMİ SONRASI HİPOKALSEMİYE ETKİ EDEN FAKTÖRLER


Anuk T., Yıldırım A. C.

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi, cilt.30, ss.19-24, 2016 (Hakemli Üniversite Dergisi)

  • Cilt numarası: 30 Konu: 1
  • Basım Tarihi: 2016
  • Dergi Adı: Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi
  • Sayfa Sayıları: ss.19-24

Özet

GİRİŞ ve AMAÇ: Tiroidektomi sonrası minimal kanama, cerrahi alan enfeksiyonu gibi komplikasyonlar gelişebildiği gibi; rekürren sinir hasarı, dispne, ve masif hemoraji gibi morbiditesi yüksek komplikasyonlar da gelişebilmektedir. Hipokalsemi, geçici ya da kalıcı olarak tiroid cerrahisi sonrası azımsanamayacak sıklıktadır. Çalışmamızda tiroidektomi uygulanan hastalarda hipokalsemi gelişimine etki eden faktörleri ortaya koymayı amaçladık. YÖNTEM ve GEREÇLER: Mayıs 2012 - Aralık 2014 tarihleri arasında tiroidektomi uygulanan hastaların dosyaları retrospektif olarak incelendi. Hastaların dosyalarından yaş, cinsiyet, ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) özgeçmişi, tiroidit varlığı, bağlama ya da damar kapama cihazlarının kullanılıp kullanılmadığı, dominant nodül çapı, uygulanan cerrahi prosedür, postoperatif hipokelsemi gelişmişliği ile histopatolojik değerlendirme sonucu kaydedildi. Hastalar hipokalsemi gelişmeyen (G1) ve gelişen (G2) hastalar olmak üzere 2 gruba ayrıldı. Hipokalsemi gelişen hastalar kalıcı ve geçici hipokalsemi olarak daha sonra ikiye ayrıldı. Çalışmamıza kalsiyum metabolizması ve kemik dansite bozukluğu, böbrek yetmezliği, kalsiyum ve D vitamini kullanımı olan ve preoperatif hipokalsemisi olan hastalar dahil edilmedi. BULGULAR: Çalışmaya dahil edilen toplam 179 hastada yaş için median değer 50 (18-77) olup, kadın/erkek oranı 5.4 idi. Postoperatif hipokalsemi gelişme oranı %32.4 (n=58) idi. Kalıcı hipokalsemi oranı ise % 4, 5 idi. Gruplar arasında yaş (p: 0.451), cinsiyet (p: 0.177), tiroidit varlığı (p: 0.061), dominant nodül çapı (p: 0.752), kapatıcı enerji cihazı kullanımı (p: 0.972) ve preoperatif dönemde İİAB yapılmışlığı (p: 0.647) ile hipokalsemi gelişimi arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Uygulanan cerrahi prosedür (p: 0.008) ve malignite varlığı (p: 0.016) hipokelsemi gelişimini etkilemekte idi. Bakılan sekiz parametrenin hipokalsemi gelişimi üzerine ortak etkisi incelendiğinde ise; sadece malignite varlığında diğer tüm etkenlerden bağımsız olarak hipokalsemi gelişimi etkilenmekteydi (CI: %95, p: 0.033 ve 2.2 kat). TARTIŞMA ve SONUÇ: Çalışmamızda çıkan sonuca göre, malignite nedeni ile opere edilen ve bilateral total tiroidektomi uygulanan hastalarda postoperatif dönemde hipokalsemi gelişme riski artmaktadır.