Hipertansif Aciller ve Yönetimi; Acil Durumlarda Hızlı ve Etkili Müdahele, End Organ Hasarı
Genel Dahiliyeciler Derneği İç Anadolu Dahiliye Uzmanları Buluşması; Hipertansiyona Güncel Yaklaşımlar, Sivas, Türkiye, 6 - 07 Eylül 2024, ss.1-2, (Tam Metin Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
- Basıldığı Şehir: Sivas
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.1-2
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Acil Hipertansiyonda End Organ Hasarı
Dr. Sertas Erarslan
Kütahya
Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
Giriş ve Amaç
Dünya
genelinde yaklaşık 1,3 milyar hipertansiyon (HT) tanılı hastanın bulunduğu ve
başarılı tedavi oranının yalnızca %20-25 olduğu tahmin edilmektedir. Ciddi
yüksek tansiyon (kan basıncı >180/110 mmHg) ile başvuran hastaların yaklaşık
%36'sinde hipertansif kriz veya hipertansif acil tanısı konulmaktadır ve bu
durum erkek cinsiyette daha sık görülmektedir. Yüksek arteriyel basınç ile
birlikte akut hedef organ hasarının eşlik ettiği klinik tablo olan Acil
Hipertansiyon (AcilHT), yaşamı tehdit eden ve acil tanı-tedavi gerektiren bir
durumdur. Bu derlemenin amacı, acil hipertansiyon ve buna bağlı end organ
hasarının tanımı, sınıflaması, epidemiyolojisi, patofizyolojisi, klinik
değerlendirmesi ve tedavi yaklaşımını güncel kılavuzlar ışığında özetlemektir.
Tanım ve Sınıflandırma
HT ilişkili
organ hasarı; ivedi hipertansiyon (hedef organ hasarı olmaksızın yüksek gelişme
riski), acil hipertansiyon (yüksek arteriyel basınç ile birlikte akut hedef
organ hasarı varlığı) ve malign HT (mikrovasküler hasar ile birlikte üç veya
daha fazla organ tutulumu olan çok yüksek HT) olarak sınıflandırılır. 2023 ESH
Kılavuzu'na göre kan basıncı normal (<130/85 mmHg), yüksek normal
(130-139/85-90 mmHg), Evre 1 (140-159/90-99 mmHg), Evre 2 (160-179/100-109
mmHg) ve Evre 3 (≥180/110 mmHg) HT olarak kategorize edilir; ayrıca hastalar
komplikasyon durumuna göre Evre 1 (komplike olmayan), Evre 2 (organ hasarı,
evre 3 kronik böbrek hastalığı ve/veya diyabet varlığı) ve Evre 3 (yerleşmiş
kardiyovasküler hastalık, evre 4-5 kronik böbrek hastalığı) olarak evrelenir.
Acil hipertansiyon, hedef organ hasarının bulunduğu sisteme göre
serebrovasküler (hipertansif ensefalopati, hemorajik/iskemik serebrovasküler
olay), kardiyovasküler (akut kalp yetmezliği, akut koroner sendrom, aort
disseksiyonu), gebelik ilişkili (pre-eklampsi, eklampsi) ve diğer (akut böbrek
hasarı, trombotik mikroanjiopati, akut hipertansif retinopati) olmak üzere alt
gruplara ayrılır.
Risk Faktörleri ve
Patofizyoloji
Renovasküler
hipertansiyon, kronik böbrek hastalığı, kalp yetmezliği ve iskemik kalp
hastalığı gibi kardiyak komorbiditeler, serebrovasküler hastalık, gebelik,
diyabet, hiperlipidemi, feokromositoma ve alkol/madde kullanımı acil
hipertansiyon gelişimi için başlıca risk faktörleridir. Patofizyolojik olarak,
uzun dönem kontrolsüz HT; damar duvarında kalınlaşma, sertlik ve ateroskleroz
gelişimi, endotel disfonksiyonu, önceden var olan HT ile ilişkili organ hasarı
ve vasküler yatakta ani kan basıncı yükselişine akomodasyon yeteneğinin
bozulması, end organ hasarı oluşumunda etkili temel mekanizmalardır.
Klinik Değerlendirme
Göğüs
ağrısı, dispne, baş ağrısı, görme bozuklukları ve diğer nörolojik semptomlar
acil hipertansiyon ve end organ hasarını düşündüren başlıca bulgulardır.
Değerlendirme; doğru tansiyon ölçümü, detaylı anamnez (başvuru semptomları, HT
tanısı ve tedavi öyküsü, komorbiditeler, alkol/madde kullanımı), sistemik fizik
muayene (bilinç ve nörolojik muayene, göz dibi kontrolü, kardiyovasküler
muayene, ekstremite-nabız muayenesi) ve laboratuvar/görüntüleme tetkiklerini
(tam kan sayımı, böbrek-karaciğer fonksiyon testleri, elektrolitler, tiroid
fonksiyon testleri, tam idrar tahlili, troponin, kan gazı, EKG, akciğer
grafisi, nörolojik görüntüleme) kapsar. Sistem bazlı değerlendirmede; nörolojik
muayenede bilinç değişikliği veya defisit varlığında beyin görüntülemesi ile
hipertansif ensefalopati, hemorajik veya iskemik serebrovasküler olay
araştırılır; oftalmik değerlendirmede fundoskopi ile hipertansif retinopati;
kardiyovasküler değerlendirmede EKG, troponin ve görüntüleme ile akut koroner
sendrom, aritmi, akut dekompanse kalp yetmezliği ve aort disseksiyonu; renal
değerlendirmede ise idrar çıkışı, elektrolitler ve ultrasonografi ile akut
böbrek hasarı ve renovasküler patolojiler değerlendirilir.
Tedavi Yaklaşımı
Şiddetli
HT'de (≥180/110 mmHg) semptom ve hedef organ hasarı yoksa acil tedavi gerekmez
ve hasta oral medikasyonla ayaktan takip edilir. İvedi hipertansiyonda hedef
organ hasarı gelişme riski yüksek olmakla birlikte henüz hasar yoktur; hasta
acil serviste kısa süreli izlenir ve oral antihipertansif tedavi başlanır. Acil
hipertansiyonda ise hedef organ hasarının niteliği ve şiddeti belirlenerek
parenteral tedavi ile kan basıncı hedef değerlere düşürülür ve organ hasarına
özgü tedavi planlanır. Tedavi hedefleri ve ajan seçimi altta yatan duruma göre
değişir: iskemik inmede reperfüzyon uygulanan hastalarda 180/100 mmHg,
uygulanmayanlarda 220/110 mmHg altına acil müdahale önerilmez; hemorajik inmede
kan basıncının hızla 140/90 mmHg düzeyine indirilmesi; hipertansif
ensefalopatide ilk 1 saatte ortalama arter basıncında %20-25 düşüş; akut
koroner sendrom ve akut kalp yetmezliğinde ortalama arter basıncında %15-25
düşüş; aort disseksiyonunda kan basıncının hızla 120/80 mmHg altına ve kalp
hızının 60/dk altına indirilmesi; pre-eklampsi ve eklampside ise kan basıncının
150-160/100-105 mmHg düzeyine düşürülmesi hedeflenir. İlk tercih ajanlar
arasında nikardipin, labetalol, esmolol, nitrogliserin, nitroprussid,
klevidipin, fentolamin ve gebelikte magnezyum sülfat yer almakta olup, ajan
seçimi hedef organ hasarının türüne göre bireyselleştirilmelidir.
Sonuç
Acil
hipertansiyon ve end organ hasarına yaklaşımda, ivedi ve acil hipertansiyon
ayrımının doğru yapılması, sistem bazlı sistematik klinik değerlendirme ve
altta yatan patolojiye özgü, hedeflenmiş parenteral tedavi stratejisi hayati
önem taşır. Kan basıncının aşırı hızlı veya aşırı düşürülmesi organ
perfüzyonunu bozabileceğinden, her klinik senaryo için tanımlanmış hedef
değerlere ve zaman aralıklarına uyulması, morbidite ve mortalitenin
azaltılmasında belirleyici rol oynamaktadır.
Anahtar Kelimeler: Acil
hipertansiyon, hipertansif ensefalopati, end organ hasarı, aort disseksiyonu,
hipertansif kriz