Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’ne başvuran hastalarda dilaserasyon prevelansının retrospektif olarak değerlendirilmesi


Kiraz G.

2nd International Health Sciences and Life Congress, Burdur, Türkiye, 24 - 27 Nisan 2019, ss.52

  • Basıldığı Şehir: Burdur
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayısı: ss.52

Özet

KÜTAHYA SAĞLIK BİLİMLERİ ÜNIVERSİTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ’NE BAŞVURAN YETİŞKİN HASTALARDA DILASERASYONPREVELANSININ RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

Gülsen Kiraz
Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Endodonti Anabilim Dalı, Kütahya, Türkiye,

1. Giriş: Dilaserasyon, gelişimini tamamlamış bir dişin kök veya kronunun dirsek şeklinde keskin eğimli veya kavisli olmasıdır. Köaçılanması olarak da tanımlanır. Dilaserasyonşeklindeki anomalinin etiyolojisi tartışmalıdır. Genellikle diş gelişimi sırasında meydana gelen bir travmaya bağlı olarak oluşabilmektedir ancak bazı durumlarda genetik faktörler de etkilidir.

2. Amaç: Bu çalışmanın amacı, Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Diş HekimliğiFakültesi’ne başvuran hastalarda cinsiyet ve diş tiplerine göre kök dilaserasyonunun sıklığınıve dağılımını belirlemektir.
3. Yöntem: 2016 ile 2018 tarihleri arasında hastanemize başvuran 18 yaş üstü 500 hastanındijital panoramik radyografileri kullanılarak retrospektif bir çalışma gerçekleştirildi. Tümdaimi dişler incelendi ve dilaserasyon gözlenen dişlere sahip hastaların cinsiyeti, dişlerinhangi çeneye ait olduğu ve dişteki dilaserasyon bölgesi kayıt edildi. Elde edilen verilerin istatistiksel analizi Pearson ki-kare testi ile yapıldı.

4. Bulgular: Çalışmada toplam 500 adet panoramik radyografi (282 erkek, 218 kadın) değerlendirildi. Bu radyografların 68 (%13,6)’inde ve incelenen 13014 dişin 74 (%0,6)’ünde dilaserasyon anomalisi saptandı. Erkek hastaların 34 (%12,1)’ünde, kadın hastaların ise 34(%15,6)’ünde dilaserasyon tespit edildi. Bu dilasere dişlerin 20 (%27,02)’sinin maksillada, 54(%72,9)’ünün ise mandibulada olduğu görüldü. Ayrıca; 74 dilaserasyonlu dişin 8 tanesi (%10,8) kesici dişlere ait iken 6 tanesi (%8,1) premolar dişlerde ve 60 tanesi (%81) ise molar dişlerdeydi. Kök dilaserasyonunun sıklığı mandibulada maksilladan daha fazladır ve bu oran istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.05).

5. Tartışma ve Sonuç: Kök kanal tedavisinin başarısı kanalların biyomekanik preperasyonuna ve mikroorganizmaların kök kanal sisteminden ideal bir şekildetemizlenmesine dayanmaktadır. Bu yüzden endodontik tedaviden önce kök dilaserasyonunu teşhis etmek, hem endodontik tedavi sırasındaki komplikasyonları önlemek hem de iyi bir tedavi yapmak için kritik önem taşımaktadır.

6. Anahtar Sözcükler: Dilaserasyon, Diş Anomalileri, Prevelans