Kolesteatomlu ve Kolesteatomsuz Kronik Otitis Media ve Nükslerindeki Mikrobiyolojik Profil ve Biyofilm Oluşumunun Karşılaştırılması
43. Türk Ulusal Kulak Burun Boğaz Ve Baş Boyun Cerrahisi Kongresi Bildiri Kitabı, sa.43, ss.40, 2022 (Düzenli olarak gerçekleştirilen hakemli kongrenin bildiri kitabı)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Basım Tarihi: 2022
- Dergi Adı: 43. Türk Ulusal Kulak Burun Boğaz Ve Baş Boyun Cerrahisi Kongresi Bildiri Kitabı
- Sayfa Sayıları: ss.40
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
AMAÇ: Kronik süpüratif otitis media (KSOM)’nın ‘kolesteatomlu’ ve ‘kolesteatomsuz’ her iki tipinde de başlıca etkenler Pseudomonas aeruginosa, Staphylococcus aureus, Klebsiella pneumoniae’dır. Hastalığın kronikleşmesi, tedaviye direnci ve nüks etmesinde mikroorganizmaların virülans faktörleriyle biyofilm oluşturabilme yeteneklerinin etkili olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmada timpanomastoid bölgeden alınan kültür örneklerinde izole edilen mikroorganizmalar ile bunların biyofilm oluşturma oranları yanında kolesteatomsuz ve kolesteatomlu KSOM’nın primer ve nüks eden formlarında biyofilm rastlanma oranlarını karşılaştırmayı amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM: ‘Kolesteatomlu’ ve ‘kolesteatomsuz’ KSOM tanılı toplam 57 hasta, primer (daha önce ameliyat olmamış) ve cerrahi tedavi sonrası nüks edenler olmak üzere dört gruba ayrıldılar. Bilinen aktif orta kulak enfeksiyonu olmayan, eksploratris timpanotomi ve stapedektomi ameliyatı yapılan 10 hasta kontrol grubu olarak çalışmaya dahil edildiler. Çalışma ve kontrol gruplarındaki toplam 67 hastadan kültür çubuğu aracılı alınan kulak kültürlerinde mikroorganizmalar izole edilmeye çalışıldı. Ayrıca, ameliyatta ya da poliklinik şartlarında steril olarak mikroskop/kulak endoskopu aracılı olarak orta kulaktan alınan doku örneklerinde taramalı elektron mikroskopuyla biyofilm varlığı araştırıldı. BULGULAR: Kulak kültürlerinde en sık Pseudomanas spp., Staphococcus aureus, koagülaz negatif stafilokok ve koliform bakteriler üredi. Üreyen bakteri tür ve oranları literatürde bildirilenlerle uyumlu olarak değerlendirildi. Yapılan mikolojik kültürlerde ve anaerobik kültürlerde üreme saptanmadı. Altmışyedi hastadan 40’ında biyofilm tespit edildi. Daha önce ameliyat olmamış hasta gruplarından kolesteatomlu KSOM olan 15 hastadan 9’unda ve kolesteatomsuz KSOM grubundaki 14 hastadan 6’sında biyofilm saptandı. Ameliyat sonrası nüks eden kolesteatomlu KSOM grubundaki 14 hastadan 13’ünde ve kolesteatomsuz KSOM grubundaki 14 hastadan 11’inde biyofilm görüldü. İstatistiksel analizde nüks eden gruplarda biyofilm daha önce ameliyat olmayan hasta gruplarına göre istatistiksel olarak anlamlı yükseklikte saptandı. SONUÇ: Gerek kolestetomlu gerek kolesteatomsuz KSOM hastalarımızdan izole edilen bakteri türleri ve izole edilme oranları literatür verileri ile uyumludur. Her iki KSOM grubunda da nüks eden alt gruplarda biyofilmin anlamlı düzeyde daha sık görülüyor olması, biyofilmin hastalığın sebat etmesiyle (rezidivizm) bağlantılı olduğuna işaret etmektedir. Biyofilm oluşumu daha inatçı hastalığa neden olurken diğer yandan, daha yaygın ve şiddetli hastalığın da biyofilm oluşumuna uygun ortam hazırladığını değerlendirdik.