All Sciences Academy, Konya, 2026
Modern dental practice relies on fundamental components that play a direct and decisive role in the clinician’s diagnostic and treatment-planning processes. In the past, two-dimensional conventional radiographic techniques were widely used; however, these methods were associated with significant limitations, including superimposition, image distortion, and overlap of anatomical structures. Today, these techniques are increasingly being replaced by digital and volumetric imaging technologies. Owing to these technological advancements, anatomical structures can now be evaluated in a more comprehensive and realistic manner, not only in terms of their morphological characteristics but also with respect to bone quality, structural properties, and their precise relationships with surrounding tissues. Furthermore, digitalization facilitates the archiving of images and their sharing among different specialists, thereby contributing to faster and more efficient clinical workflows. In particular, computed tomography (CT) and cone-beam computed tomography (CBCT) have become indispensable clinical standards for the three-dimensional and detailed analysis of hard tissues in the maxillofacial region. The clear spatial depth perception provided by these modalities in various fields—such as implantology, impacted tooth surgery, orthodontics, and endodontics—significantly enhances the predictability and reliability of treatment outcomes while minimizing surgical risks. These hard-tissue-oriented advanced approaches are seamlessly complemented by magnetic resonance imaging (MRI), which offers superior contrast resolution for the evaluation of soft tissue pathologies, neural structures, and temporomandibular joint disorders. In addition, micro-computed tomography (micro-CT), which enables microscopic-level assessment of tissues, as well as radionuclide imaging modalities such as positron emission tomography (PET) and single-photon emission computed tomography (SPECT), which detect the metabolic activity of lesions, provide critical data for the characterization of various pathologies. The broad perspective offered by advanced imaging techniques allows for improved diagnostic accuracy while supporting the development of evidence-based, minimally invasive, and patient-specific treatment approaches. This section aims to outline the role of imaging modalities used in dentistry within modern clinical practice, their cost-effectiveness, and their contributions to treatment success.
Modern diş hekimliği uygulamaları, klinisyenin tanı koyma ve tedavi planlama sürecinde doğrudan belirleyici rol oynayan temel unsurlar arasında yer almaktadır. Geçmişte yaygın olarak kullanılan iki boyutlu konvansiyonel radyografi yöntemleri; süperpozisyon, görüntü distorsiyonu ve anatomik yapıların üst üste binmesi gibi önemli sınırlılıklar içermekteydi. Günümüzde ise bu yöntemlerin yerini, dijital ve hacimsel görüntüleme teknolojileri giderek daha fazla almaktadır. Bu teknolojik gelişmeler sayesinde anatomik yapılar yalnızca şekilsel özellikleriyle değil; kemik kalitesi, yapısal özellikleri ve çevre dokularla olan hassas ilişkileriyle birlikte daha kapsamlı ve gerçekçi bir biçimde değerlendirilebilmektedir. Bunun yanı sıra dijitalleşme, görüntülerin arşivlenmesini ve farklı uzmanlar arasında paylaşılmasını kolaylaştırarak klinik süreçlerin daha hızlı ve verimli yürütülmesine katkı sağlamaktadır. Özellikle bilgisayarlı tomografi (BT) ve konik ışınlı bilgisayarlı tomografi (KIBT), maksillofasiyal bölgedeki sert dokuların üç boyutlu ve detaylı analizinde vazgeçilmez bir klinik standart haline gelmiştir. İmplantoloji, gömülü diş cerrahisi, ortodonti ve endodonti gibi pek çok alanda sağladığı net uzaysal derinlik algısı, cerrahi riskleri minimize ederken tedavi süreçlerinin öngörülebilirliğini ve güvenilirliğini ciddi oranda artırmaktadır. Sert doku odaklı bu ileri yaklaşımlar, yumuşak doku patolojilerinin, sinir yapılarının ve temporomandibular eklem rahatsızlıklarının değerlendirilmesinde üstün kontrast çözünürlüğü sunan manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ile kusursuz bir şekilde tamamlanmaktadır. Buna ek olarak, dokuların mikroskobik düzeyde incelenmesi için mikro bilgisayarlı tomografi (mikro-BT) teknolojisi ve lezyonların metabolik aktivitelerini saptayan pozitron emisyon tomografisi (PET) ve tek foton emisyonlu bilgisayarlı tomografi (SPECT) gibi radyonüklid yöntemler, patolojilerin karakterizasyonunda kritik veriler sunmaktadır. İleri görüntüleme tekniklerinin sağladığı geniş bakış açısı, klinik tanısal doğruluğun artırılmasına olanak tanırken; kanıta dayalı, minimal invaziv ve hastaya özgü tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesini desteklemektedir. Bu bölümde, diş hekimliğinde kullanılan görüntüleme yöntemlerinin modern klinik uygulamalardaki yeri, maliyet açısından sunduğu avantajlar ve tedavi başarısına olan katkıları genel hatlarıyla ele alınacaktır.