EPİLEPTİK NÖBET İLE PREZENTE OLAN GAMA –AMİNOBUTİRİK ASİT B RESEPTÖR ANTİKORU İLE İLİŞKİLİ OTOİMMUN ENSEFALİT OLGUSU
56. Ulusal Nöroloji Kongresi, Antalya, Türkiye, 28 Kasım - 02 Aralık 2020, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Antalya
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
EPİLEPTİK NÖBET İLE PREZENTE OLAN GAMA –AMİNOBUTİRİK ASİT B RESEPTÖR ANTİKORU İLE İLİŞKİLİ OTOİMMUN ENSEFALİT OLGUSU
MUHAMMED ALPEREN BARDAKÇI , GÜNGÖR ÇAKMAKÇI , NİYAZİ UYSAL , FATMA AKKOYUN ARIKAN , GÖNÜL AKDAĞ , SİBEL CANBAZ KABAY KÜTAHYA SAĞLIK BİLİMLERİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ NÖROLOJİ AD
Giriş: Gama-aminobutirik asit B reseptör (GABABR) antikoru ile ilişkili otoimmün ensefalit, çoğu zaman davranış değişikliği, yakın bellek kaybı ve epileptik nöbetler gibi tipik limbik sistem semptomları ile oraya çıkar. Davranış değişikliği kapsamında konfüzyon, irritabilite, depresyon, halüsinasyon ve psikoz görülebilir. Davranış değişikliği, yakın bellek kaybı şikayetlerini takiben epileptik nöbetleri başlayan ve GABAR antikoru ile ilişkili otoimmün ensefalit tanısı koyduğumuz bir olguyu nadir görülmesi nedeni ile paylaşmayı amaçladık.
Olgu: Öncesinde bilinen hastalığı olmayan, 66 yaşında erkek hasta 1 ay önce başlayan epileptik nöbetleri ile dış merkeze başvurmuş ve hastaya fenitoin ve levetirasetam tedavileri başlanmış. Ancak son bir kaç gündür nöbet sıklığında artış olması nedeni ile tarafımıza başvuran hastanın nöbet etyolojisi araştırılmak üzere ve tedavi düzenlenmesi için kliniğimize yatışı yapıldı. Hasta yakınlarından birkaç aydır olan, özellikle son 2 haftadır belirginleşen depresif duygu durum, içe kapanma şeklinde davranış değişikliğinin olduğu, çocuksu hareketlerinin görüldüğü ve unutkanlığının başladığı öğrenildi. Hastanın fizik ve nörolojik muayenesinde kompleks emirlere koopere olamaması, mini mental testte yakın bellek kusurunun, hesap yapma ve muhakeme yeteneğinin azalması dışında anlamlı patoloji saptanmadı. Hemogram ve biyokimya parametrelerinde anlamlı patoloji saptanmadı. EEG’de zemin aktivitesinde genel bir yavaşlama izlendi. Beyin MRG’de sağ medial temporal lopta T2 ve FLAİR kesitlerinde kontrast tutulumunun olmadığı hiperintensite izlendi. Beyin MR Spektroskopi incelemesinde sağ temporal lop medialinde ve hipokampüste sinyal artışı ve kolin/kreatinin oranında artış saptanırken, perfüzyon incelemesinde perfüzyon artışı ya da defekti izlenmedi. MRG bulguları ön planda ensefalit olarak değerlendirilen hastaya lomber ponksiyon yapıldı ve antiviral tedavi başlandı. BOS incelemesinde hücre görülmedi, protein, glukoz ve elektrolit değerleri normal saptandı. BOS’da PCR ile bakılan viral ensefalit paneli negatif saptandı. BOS kültüründe üreme olmadı. BOS’da GABARB1/B2 antikoru pozitif saptanan hastaya limbik ensefalit tanısı koyuldu. Bu dönemde aktif enfeksiyonu olan hastaya kortikosteroid tedavisi verilemedi. Bunun yerine 5 seans plazmaferez tedavisi ve ardından 0,4 gr/kg/gün dozunda 5 gün IVIG tedavisi uygulanan hastada davranış değişikliğinde kısmen düzelme, nöbetlerin kontrol altına alınması şeklinde klinik iyileşme izlendi. Paraneoplastik sendrom olarak da limbik ensefalit görülebildiği için hastaya malignite taraması yapıldı, anlamlı patoloji saptanmadı.
Sonuç: Biz bu olgu ile tedaviye dirençli veya atipik özellikleri olan epilepsi olgularının bir kısmının otoimmün kökenli olabileceğini, böyle durumlarda nöronal hücre ölümünü engellemek ve klinik seyri olumlu yönde değiştirmek için erken dönemde immunterapiye başlamak gerektiğini vurgulamak istedik