Endoskopik Sinüs Cerrahisi Sonrası Nazal Kaviteye Uygulanan Budesonidli Nazal İrrigasyonun Klinik Etkinliğinin Değerlendirilmesi


İzgi T. C., Öcal B., Küçüktağ Z., Saka C., Çadallı Tatar E., Saylam G., ...Daha Fazla

Türk Rinoloji Derneği Çevrimiçi Kongresi, Ankara, Türkiye, 17 - 19 Haziran 2021, ss.21, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.21
  • Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adresli: Hayır

Özet

Amaç: Nazal polipozis nedeniyle endoskopik sinüs cerrahisi uygulanan hastalarda, ameliyat sonrası dönemde budesonidli nazal irrigasyon kullanımının etkinliğinin, klinik ve radyolojik olarak değerlendirilmesi ve budesonidli nazal irrigasyon ile elde edilen yanıta göre ameliyat sırasında alınan nazal polip spesmenlerindeki histopatolojik farklılıkları ortaya koymaktır. Gereç-Yöntem: 2018 – 2020 yılları arasında kliniğimizde nazal polipli kronik rinosinüzit nedeniyle endoskopik sinüs cerrahisi uygulanan ve postoperatif dönemde budesonidli nazal irrigasyon tedavisi başlanan hastalar çalışmaya dahil edildi. Takibinde nüks izlenen ve izlenmeyen hastaların preoperatif ve postoperatif SNOT 22 skorları, preoperatif Lund – Mackay bilgisayarlı tomografi skorları, postoeratif Lund –Kennedy endoskopi skorları retrospektif olarak değerlendildi. Hastaların postoperatif patoloji blokları ışık mikroskobunda değerlendirilerek büyük büyütme alanındaki ortalama eozinofil sayıları belirlendi. Ayrıca parafin bloklardan immunohistokimyasal yöntem ile CD3+, CD4+ ve CD8+ T lenfositler tespit edildi.
Bulgular: Toplam 39 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların %51.3’üne primer cerrahi uygulanırken, %48.7’sine nüks nedeniyle revizyon cerrahisi uygulandı. Kontrol muayenelerinde polip saptanmayan 20 hasta nüks etmeyen grup; evre 1,2,3 ve 4 polipleri olan 19 hasta nüks eden grup olarak belirlendi. Bu ayrıma göre nüks oranı %48.71 olarak bulundu. Nüks etmeyen grupta periferik kan eozinofil sayısı istatistiksel açıdan anlamlı derecede daha yüksek saptandı (p:0.016). Yapılan ROC analizi ile periferik eozinofil sayısı açısından 350/µl değeri kesim noktası olarak belirlendi. Ayrıca korelasyon incelemesinde periferik kan eozinofil sayısı ile postoperatif Lund –Kennedy endoskopi skoru arasında negatif yönde korelasyon saptandı (p:0.02). Nüks etmeyen grupta doku eozinofil sayısı daha yüksek olmasına rağmen istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki saptanmadı. Doku CD3+, CD4+, CD8+ T lenfosit sayısı, doku CD4+/CD8+ T lenfosit oranı ile nüks arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı. Doku CD8+ T lenfosit sayısı ile postoperatif RSDI skoru arasında pozitif korelasyon olduğu bulundu (p:0.046). Komorbid faktörler incelendiğinde; allerjik rinit ile nüks arasında istatistiksel olarak bir ilişki saptandı (p:0.029).
Sonuç: Bu çalışmada, ameliyat sonrası budesonidli nazal irrigasyon yapılarak topikal kortikosteroidlerin nazal kaviteye daha yüksek hacim ve basınçta dağılması sağlanmıştır. Sonuçlarımıza göre, periferik kan eozinofilisi olan ve allerjisi bulunmayan hastaların nüks oranları daha düşük bulunmuştur. Budesonidli nazal irrigasyonun eozinofilik inflamasyon yükü fazla olan hastalarda daha etkili olduğu düşünülmüştür. Bu hastaların postoperatif tedavi rejimine budesonidli nazal irrigasyon ile yüksek doz topikal kortikosteroid uygulamasının eklenmesi etkin ve güvenilir bir yöntem olarak önerilebilir.