Kronik Hastalıklarda Yeni Başlangıçlı Hipotansiyon: Olgu Sunumu
7. International Health Science and Family Medicine Congress, İzmir, Türkiye, 10 - 12 Şubat 2022, ss.95-96, (Tam Metin Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
- Basıldığı Şehir: İzmir
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.95-96
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Giriş: Atriyal fibrilasyon (AF) genel popülasyonun %1-2’sinde görülebilen, en yaygın kardiyak aritmi çeşididir. Hipertansiyon, koroner arter hastalıkları, tiroid işlev bozukluğu, obezite, diyabet gibi çeşitli durumlar ile ilişkilendirilmektedir. Olgu, komorbid hastalıkları olan hastada yeni gelişen semptomlara dikkat çekmek amacıyla sunulmuştur. Olgu: 75 yaşında erkek hasta. 19.03.2021 tarihinde 1 haftadır kendi ölçümlerinde tansiyon düşüklüğü, baş dönmesi ve denge kaybı şikayetiyle başvurdu. Göğüs ağrısı, travma öyküsü, nefes darlığı tariflemeyen hastanın özgeçmişinde; HT, KY, geçirilmiş MI, 6 ay önce KAH + KAG stent implante öyküsü, DM, hiperlipidemi tanıları mevcuttu. Ev ölçümlerinde hipotansif seyrettiği için 1 haftadır tansiyon ilacını (perindopril/indapamid/amlodipin) almadığı öğrenildi. Fizik muayenesinde; TA sağ kol:150/90 mmHg sol kol: 120/90mmHg , ateş:36,8 , nabız:155 solunum sayısı:18 idi. EKG; düzensiz R-R aralıkları ve yeni başlangıçlı AF görülerek kardiyoloji polikliniğine sevk edildi. Mevcut tanılarla kardiyoloji servisine yatırılarak, oral antikoagülan (yeni başlanan) altında olan hastaya TEE planlandı. Hastaya TEE yapıldı ve LAA ve intrakardiyal tombüs izlenmedi. Hastaya kardiyoversiyon planlandı. Hastaya amiodaron infüzyon başlandı. Yükleme IV infüzyon sonrası sinüs ritme dönmediği görüldü. Hasta bilgilendirilerek elektriksel kardiyoversiyon yapıldı. Hastanın sinüs ritmine döndüğü izlendi. Amiodaron ve diğer medikal tedavileri düzenlendi. Ek yakınması olmadı. Önerilerle taburcu edildi. Şekil 1. Hastanın başvuru esnasındaki EKG si Sonuç: AF, özellikle erkeklerde sık görülen bir ritm bozukluğudur. Prevalansı yaşla birlikte artış göstermektedir. Klinik olarak asemptomatik seyredebilir. Semptomatik hastalar kliniği göğüs ağrısı, dispne ve hipotansiyon şeklinde tarif etmektedir. Ayrıca senkop, baş dönmesi, palpitasyon, egzersiz kapasitesinde azalma gibi şikayetlere de neden olabilir. Sol ventrikül disfonksionu, kalp yetmezliği ve bunlara bağlı gelişen klinik tablolar başlıca komorbiditeler arasındadır. Akut arter tıkanması, renal infarktüs, akut mezenter embolizmi olabilir, ancak morbidite açısından en önemlisi serebral tromboembolizm yani inmeye neden olmasıdır. Birden fazla risk faktörü bulunan bu olguda, yeni gelişen semptomların önemi vurgulanmıştır. Birinci basamakta aritmilerin erken tanınması ve uygun şekilde yönetilmesi, hastalarda gelecekteki komorbid hastalıkların önüne geçebilme açısından oldukça önemlidir. Anahtar Kelimeler: Atriyal fibrilasyon, ayırıcı tanı, hipotansiyon