Evidence-Based Nursing Care Practices Following Liver Transplantation in Geriatric Patients


Şengör K., Yücel E. N.

II. ULUSLARARASI GÜLHANE SAĞLIK BİLİMLERİ KONGRESİ, Ankara, Turkey, 13 - 14 April 2026, pp.190-201, (Full Text)

  • Publication Type: Conference Paper / Full Text
  • City: Ankara
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.190-201
  • Kütahya Health Sciences University Affiliated: Yes

Abstract

Abstract: Introduction and Aim: With the growing elderly population and the expansion of the donor pool, liver transplantation (LT) is becoming increasingly common among individuals aged 65 and older. However, age-related physiological characteristics in this patient group—such as frailty, sarcopenia, cognitive decline, and changes in the immune response—directly impact postoperative outcomes. The purpose of this report is to evaluate current approaches to postoperative nursing care in geriatric LT recipients and to examine the contribution of evidence-based practices to the care process. Method:In this review, current studies addressing postoperative care processes in geriatric liver transplant recipients were examined. Evidence-based practices related to frailty assessment, nutritional support, preservation of neurocognitive function, and polypharmacy management were specifically analyzed. Results:The current literature indicates that nursing care for geriatric liver transplant recipients focuses on frailty, nutritional support, preservation of cognitive function, early mobilization, and the safe monitoring of immunosuppressive therapy. Most of the evidence is based on systematic reviews and clinical trials rather than guidelines. The Liver Fragility Index (LFI) provides additional predictive value for postoperative risks beyond the MELD score. Within accelerated recovery protocols, initiating enteral nutrition within the first 12–24 hours and administering supplemental nutrition later on is recommended. Additionally, early mobilization tailored to the patient’s tolerance, comprehensive pain management to prevent delirium, and close monitoring of immunosuppressive drug levels due to age-related pharmacokinetic changes are key components of care.Conclusion:Care success in geriatric KT recipients is not limited to survival alone but also encompasses the maintenance of functional independence and quality of life. Nurses play a key role in ensuring the continuity of this process through individualized care plans, post-discharge follow-up, and patient-caregiver education. Accordingly, there is a need to develop nursing-focused guidelines tailored to the geriatric population. Keywords: liver transplantation, geriatric nursing, evidence-based practices, sarcopenia, enhanced recovery protocols

Giriş ve Amaç: Yaşlı nüfusun artışı ve donör havuzunun genişlemesiyle birlikte, 65 yaş ve üzeri bireylerde karaciğer transplantasyonu (KT) giderek daha sık uygulanmaktadır. Ancak bu hasta grubunda kırılganlık, sarkopeni, bilişsel gerileme ve immün yanıt değişiklikleri gibi yaşa bağlı fizyolojik özellikler, ameliyat sonrası 190 / 262 sonuçları doğrudan etkilemektedir. Bu bildirinin amacı, geriatrik KT alıcılarında ameliyat sonrası hemşirelik bakımına ilişkin güncel yaklaşımları değerlendirmek ve kanıta dayalı uygulamaların bakım sürecine katkısını incelemektir. Yöntem: Bu derlemede, geriatrik karaciğer transplant alıcılarında ameliyat sonrası bakım süreçlerini ele alan güncel çalışmalar incelenmiştir. Özellikle kırılganlık değerlendirmesi, beslenme desteği, nörobilişsel işlevlerin korunması ve polifarmasi yönetimine yönelik kanıta dayalı uygulamalar analiz edilmiştir. Bulgular: Güncel literatür, geriatrik KT alıcılarında hemşirelik bakımının kırılganlık, beslenme desteği, bilişsel durumun korunması, erken mobilizasyon ve immünosüpresif tedavinin güvenli izlemi üzerine yoğunlaştığını göstermektedir. Kanıtların büyük kısmı rehberlerden ziyade sistematik derlemeler ve klinik çalışmalara dayanmaktadır. Karaciğer Kırılganlık İndeksi (LFI), ameliyat sonrası risklerin öngörülmesinde MELD skoruna ek katkı sağlamaktadır. Hızlandırılmış iyileşme protokolleri kapsamında ilk 12–24 saat içinde enteral beslenmenin başlatılması ve geç saatlerde ek beslenme uygulanması önerilmektedir. Ayrıca, hastaya toleransına uygun erken mobilizasyon, deliryumu önlemeye yönelik çok yönlü ağrı yönetimi ve yaşa bağlı farmakokinetik değişiklikler nedeniyle immünosüpresif ilaç düzeylerinin yakından izlenmesi bakımın temel bileşenleridir. Sonuç: Geriatrik KT alıcılarında bakım başarısı yalnızca sağkalımla sınırlı olmayıp, fonksiyonel bağımsızlık ve yaşam kalitesinin sürdürülmesini de kapsamaktadır. Hemşireler, bireyselleştirilmiş bakım planları, taburculuk sonrası izlem ve hasta-bakım veren eğitimleri ile bu sürecin sürekliliğinde kilit rol üstlenmektedir. Bu doğrultuda, geriatrik popülasyona özgü, hemşirelik odaklı rehberlerin geliştirilmesine ihtiyaç vardır.