Kırık Eğe Yönetiminde Konservatif ve Cerrahi Yaklaşımlar: İki Olgu Sunumu


Bakan M. E., Kaya Mumcu A., Özdemir Tekin Z. Y.

32.İzmir Dişhekimleri Odası Uluslararası Bilimsel Kongre ve Sergisi & 1. Ege Bölgesi Dişhekimleri Odaları Bilimsel Kongre ve Sergisi, İzmir, Turkey, 20 - 23 November 2025, pp.509-510, (Summary Text)

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: İzmir
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.509-510
  • Kütahya Health Sciences University Affiliated: Yes

Abstract

Aim: Separated instruments during root canal treatment is a significant complication that may

negatively affect treatment outcomes. This case report aims to evaluate the clinical results of

conservative and surgical approaches in the management of separated instruments. Case

Description 1: A 51-year-old systemically healthy male patient was referred to our clinic for

prosthetic-based endodontic treatment of tooth #33. Clinical and radiographic examination

revealed no pathological findings. During canal preparation with the Scope Endo W Gold rotary

file system (Scope Endo, Yozgat, Türkiye), a W2 file fractured 18 mm from the apical region.

To retrieve the instrument, coronal enlargement was performed using ultrasonic tips, followed

by the wire loop technique under an operating microscope. The fragment was successfully

removed from the root canal. The canal was then re-shaped using a W3 file, and final irrigation

was performed with 2.5% NaOCl and 17% EDTA. Obturation was completed using the single-

cone technique with a bioceramic-based sealer and gutta-percha. Case Description 2: A 28-

year-old systemically healthy female patient presented to our clinic with pain in tooth #15.

Medical history revealed that root canal treatment had been performed two years earlier. The

tooth was sensitive to percussion. Radiographic evaluation showed a separated file in the apical

region and a metal post in the cervical third. Considering the fragment’s location and the

presence of a zirconia restoration, surgical approach was planned. Under local anesthesia, 3 mm

apical resection was performed, and the fractured instrument was removed via a retrograde

approach. The retrograde cavity was prepared using ultrasonic tips and filled with

MTA(mineral trioxide aggregate). Results: At the 3-, 6-, and 12-month follow-up examinations,

both treated teeth were asymptomatic and functional. Conclusion: Conservative retrieval using

the wire loop technique may be successful in appropriate cases, while surgical intervention

offers an effective alternative when conservative methods are insufficient.

Amaç: Kök kanal tedavisi sırasında meydana gelen eğe kırığı, tedavi başarısını olumsuz

etkileyebilecek önemli bir komplikasyondur. Bu olgu sunumunda, kırık kanal aletlerinin

yönetiminde konservatif ve cerrahi yaklaşımların klinik sonuçlarının değerlendirilmesi

amaçlanmıştır. Olgu Tanımlaması 1: Sistemik olarak sağlıklı 51 yaşındaki erkek hasta, 33

numaralı dişe protetik amaçlı endodontik tedavi için kliniğimize yönlendirildi. Klinik ve

radyografik değerlendirmede herhangi bir patolojiye rastlanmadı. Scope Endo W Gold döner

eğe sistemi (Scope Endo, Yozgat, Türkiye) ile şekillendirme sırasında W2 eğesi apikal

bölgeden itibaren 18 mm uzunluğunda kırıldı. Kırık aletin çıkartılması amacıyla, ultrasonik

uçlarla koronal genişletme yapıldı ve ardından operasyon mikroskobu altında wire loop

yöntemi kullanılarak kırık alet kök kanalından çıkarıldı. Kanal, W3 eğesiyle yeniden

şekillendirilip %2.5 NaOCl ve %17 EDTA ile yapılan final irrigasyon sonrası, biyoseramik

esaslı kanal patı ve güta-perka ile tek kon tekniği kullanılarak dolduruldu. Olgu Tanımlaması

2: Sistemik olarak sağlıklı 28 yaşındaki kadın hasta, 15 numaralı dişte ağrı şikâyetiyle

kliniğimize başvurdu. Anamnezde, ilgili dişe iki yıl önce kök kanal tedavisi uygulandığı

öğrenildi. Klinik muayenede dişe perküsyonda pozitif yanıt alındı. Radyografik incelemede

apeks seviyesinde kırık eğe fragmanı ve servikal bölgede metal post tespit edildi. Kırık eğenin

konumu ve zirkonyum restorasyonun varlığı göz önünde bulundurularak cerrahi tedavi

planlandı. Lokal anestezi altında 3 mm’lik apikal rezeksiyon uygulandı ve kırık eğe retrograd

yolla çıkarıldı. Hazırlanan retrograd kavite ultrasonik uçlarla şekillendirilerek MTA(mineral

trioksit agregat) ile dolduruldu. Bulgular: Her iki hastanın 3., 6. ve 12. ay takiplerinde, tedavi

edilen dişlerin asemptomatik olduğu ve fonksiyonlarını sürdürdüğü gözlemlendi. Sonuç:

Endodontik tedavide kırık aletlerin yönetiminde, uygun olgularda wire loop yöntemiyle

konservatif çıkarım başarılı olabilirken, konservatif yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda

cerrahi yaklaşım etkili ve güvenilir bir tedavi seçeneğidir.