PEDİATRİK LAPAROSKOPİK APENDEKTOMİ OLGULARINDA EREKTÖR SPİNA PLAN BLOĞU VE QUADRATUS LUMBORUM PLAN BLOĞUNUN POSTOPERATİF AĞRI VE ANALJEZİK İHTİYACI ÜZERİNE KARŞILAŞTIRMALI ETKİSİ: PROSPEKTİF RANDOMİZE KONTROLLÜ ÇİFT KÖR ÇALIŞMA
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ZEYCAN KAHYA OCAK
Danışman: Süleyman Camgöz
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Çocuklarda cerrahi travmaya eşlik eden postoperatif ağrı, yalnızca hasta konforunu azaltan bir semptom değil; stres yanıtını arttırarak solunumsal, kardiyovasküler ve metabolik değişikliklere yol açabilen ve iyileşme sürecini olumsuz etkileyebilen önemli bir klinik sorundur. Bu nedenle pediatrik cerrahide ağrının doğru değerlendirilmesi ve multimodal analjezi yaklaşımlarıyla etkin bir biçimde kontrol altına alınması, perioperatif bakımın temel hedefleri arasında yer almaktadır. Pediatrik laparoskopik apendektomi sonrası ağrı; trokar girişlerine bağlı somatik bileşen, intraabdominal manipülasyon ve inflamasyona bağlı visseral bileşen ile pnömoperitona bağlı peritoneal irritasyonun katkısıyla çok bileşenli bir özellik gösterebilir. Bu nedenle analjezi yaklaşımının yalnızca insizyon ağrısını değil, visseral bileşeni de kapsayacak biçimde planlanması önemlidir. Bu çalışmanın amacı, pediatrik laparoskopik apendektomi geçiren hastalarda preemptif olarak ultrason eşliğinde bilateral uygulanan ESP (Erektör Spina Plan) ve anterior QL (Quadratus Lumborum) bloklarının postoperatif analjezik etkinliğini karşılaştırmaktır. Ayrıca her iki yöntemin ağrı skorları, aile memnuniyeti, ek analjezik ihtiyacı, hemodinamik stabilite, blok uygulama süreleri, mobilizasyon zamanı, blok ilişkili komplikasyonlar, hastanede kalış süreleri üzerine etkileri değerlendirilmektedir. Materyal ve Metod: Bu prospektif randomize kontrollü çalışma Eskişehir Şehir Hastanesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulu onayı alındıktan sonra, Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı'nda yürütülmüştür. 3-13 yaş arası akut apandisit tanısı almış, cerrahi tedavi endikasyonu bulunan ve araştırmaya katılmaya gönüllü toplam 60 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Katılımcılar bilgisayar destekli rastgeleleştirme yöntemiyle iki gruba ayrılmıştır: ESP blok uygulanan grup (n=30), QL blok uygulanan grup (n=30). Tüm uygulamalar aynı merkezde, deneyimli bir anestezi uzmanı tarafından gerçekleştirilmiştir. Hastaların demografik verileri, cerrahi süreleri, peroperatif hemodinamik parametreleri, blok yapılma süreleri, postoperatif ağrı skorları, ek analjezik ihtiyacı ve mobilizasyon saatleri gibi verileri kaydedilmiştir. İstatistiksel analizler uygun testler kullanılarak yapılmış olup, p<0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Sonuçlar: Çalışma sonuçlarına göre, postoperatif ağrı değerlendirmesinde her iki blok yöntemi de genel olarak etkin analjezi sağlamış; ancak erken postoperatif dönemde QL blok grubunda ağrı skorlarının daha düşük seyrettiği zaman dilimleri saptanmıştır. Ebeveyn temelli ağrı değerlendirmesinde de erken dönemde QL bloğu lehine bulgular elde edilmiştir. Kurtarma analjezi gereksinimi ESP grubunda daha yüksek bulunurken, analjezi gereksinimi gelişen olgularda ilk analjeziye kadar geçen süre gruplar arasında benzer izlenmiştir. Fonksiyonel iyileşme göstergesi olarak mobilizasyon zamanı QL blok grubunda daha erken gerçekleşmiştir. Hastanede kalış süresi ve hemodinamik parametrelerde gruplar arasında klinik olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır; postoperatif bulantı-kusma insidansı da benzer bulunmuştur. Blok uygulama süreleri karşılaştırıldığında, ESP'nin daha kısa sürede uygulanabildiği belirlendi. Güvenlik profili açısından değerlendirildiğinde her iki grubun peroperatif dönemde stabil seyir gösterdiği, klinik olarak anlamlı hemodinamik bozukluğa neden olmadığı gözlenmiştir. Bu bulgular, her iki tekniğin pediatrik hastalarda güvenle uygulanabilir postoperatif analjezi yöntemi olduğunu desteklemektedir. Tartışma: Bu çalışmanın bulguları, pediatrik laparoskopik apendektomi sonrası dönemde ultrason eşliğinde uygulanan ESP ve QL bloklarının multimodal analjezide anlamlı bir yer tuttuğunu göstermektedir. Bulgular, her iki tekniğin de güvenli ve etkili analjezi sağlayabildiğini; ancak erken postoperatif dönemde QL bloğunun daha etkili ağrı kontrolü ile daha düşük kurtarma analjezi gereksinimi ve daha erken mobilizasyon gibi klinik açıdan anlamlı çıktılara katkı sunduğunu düşündürmektedir. Ebeveyn temelli ağrı değerlendirmesinde erken dönemde gözlenen iyileşme, analjezik etkinliğin yalnızca skorlarla değil, çocuğun konforu ve bakım kolaylığına yansıyan fonksiyonel göstergelerle de desteklendiğine işaret etmektedir. Uygulama süresinin QL blokta daha uzun olması pratik bir dezavantaj olarak görünse de uygun iş akışı ve organizasyon sağlandığında, yöntemin klinik kazanımları bu dezavantajı dengeleyebilir. Sonuç olarak, erken dönemde hasta konforunu artırmak, kurtarma analjezisini azaltmak ve mobilizasyonu hızlandırmak hedeflendiğinde QL blok daha avantajlı bir seçenek olarak öne çıkarken; pratik uygulanabilirlik öncelikli olduğunda ESP blok da uygulanabilir bir alternatif olarak önemini korumaktadır. Anahtar Kelimeler: Postoperatif analjezi; pediatrik rejyonal anestezi; multimodal analjezi; laparoskopik apendektomi; erektör spina plan bloğu; anterior quadratus lumborum blok; mobilizasyon.