Basınç ülserli hastalarda, ülser evresi ile Sistemik İmmün-İnflamatuar İndeks ve Geriatrik Beslenme Risk İndeksi arasındaki ilişkinin incelenmesi


Creative Commons License

Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: özlem taşdemir

Danışman: Yasemin Kurtoğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

maç: Basınç ülserleri, özellikle ileri yaş ve hareketsiz bireylerde mortalite, morbidite ve sağlık hizmeti maliyetlerinde artışa neden olan önemli bir klinik problemdir. Basınç ülseri gelişiminde risk faktörlerinin belirlenmesi ve erken dönemde önleyici tedbirlerin alınması kritik öneme sahiptir. Bu çalışmada, basınç ülseri ve evresi ile Sistemik İmmün-İnflamasyon İndeksi ve Geriatrik Nütrisyonel Risk İndeksi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda, immün-inflamatuar yanıtı yansıtan indeks ile beslenme durumunu ve geriatri popülasyonundaki riskleri ortaya koyan indeksin, basınç ülseri gelişimi üzerindeki etkilerinin incelenmesi ve klinik açıdan öngörü değerlerinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Çalışma retrospektif, kesitsel olarak gerçekleştirilmiş olup, 01.09.2021–01.03.2024 tarihleri arasında Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Evliya Çelebi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Palyatif Servisi ve Evde Sağlık Hizmetleri Polikliniği'nde takip edilen 18 yaş ve üzeri toplam 1578 hasta taranarak yapılmıştır. Dahil edilme kriterlerini karşılayan 306 basınç ülseri olan hasta ile 192 basınç ülseri olamayan kontrol hastası olmak üzere toplam 498 birey çalışmaya alınmıştır. Sosyodemografik veriler ile laboratuvar parametreleri hasta kayıt sisteminden elde edilmiş, veriler SPSS 27.0 programı ile analiz edilmiştir. Kategorik değişkenlerin karşılaştırılmasında Ki-Kare testi kullanıldı. Diğer değişkenlerin karşılaştırılmasında veriler normal dağılmadığı için non parametrik testlerden: Mann Whitney U ve Kruskal Wallis testinden yararlanıldı. Tüm istatisksel veriler için anlamlılık seviyesi p≤0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 78 olup çoğunluğunu kadınlar (%57,2) oluşturmaktaydı. Katılımcıların %75,7'si yatağa bağımlıydı ve %94,2'sinde en az bir kronik hastalık mevcuttu. Basınç ülseri sıklıkla sakral, trokanterik ve topuk bölgelerinde görüldü, evre dağılımında en fazla Evre II ülserlere rastlanıldı. Geriatrik nütrisyonel risk indeksi basınç ülserinin gelişimini öngörmede anlamlı bir parametre olduğu, düşük geriatrik nütrisyonel risk indeksi değerleri ile basınç ülseri varlığı arasında güçlü bir ilişki bulunduğu saptandı. Sistemik immün-inflamasyon indeksi değerleri ile basınç ülseri arasında istatistiksel olarak anlamlı ancak geriatrik nütrisyonel risk indeksine kıyasla daha zayıf bir ilişki gözlendi. Sonuç: Bu çalışmada, basınç ülseri durumu ve evresi ile Sistemik İmmün-İnflamasyon İndeksi ve Geriatrik Nütrisyonel Risk İndeksi arasındaki ilişki değerlendirilmiştir. Bulgular, ileri yaş, kadın cinsiyet, immobilite, düşük eğitim düzeyi ve kronik hastalık varlığının basınç ülseri gelişimi için anlamlı risk faktörleri olduğunu göstermiştir. Düşük hemoglobin ve albümin düzeyleri, yüksek C-reaktif protein ve Sistemik İmmün-İnflamasyon İndeksi değerleri ile düşük Geriatrik Nütrisyonel Risk İndeksi skorlarının basınç ülseri varlığıyla anlamlı ilişkili olduğu saptanmıştır. Bu sonuçlar, inflamasyon ve malnütrisyonun ülser patogenezindeki temel rolünü ortaya koymaktadır. Sistemik İmmün-İnflamasyon İndeksi sistemik inflamatuar yükü, Geriatrik Nütrisyonel Risk İndeksi ise beslenme durumunu yansıtarak birbirini tamamlayan göstergeler sunmaktadır. Bu parametrelerin birlikte değerlendirilmesi, yaşlı ve yatağa bağımlı bireylerde erken tanılama, risk sınıflandırması ve önleyici klinik yaklaşımlara katkı sağlayabilir. Anahtar kelimeler: basınç ülseri, basınç ülseri evreleme, sistemik immün-inflamasyon indeksi, geriatrik nütrisyonel risk indeksi